12 Mart 1971 askeri muhtırasının ardından kurulan teknokrat hükümetinin başbakanı Nihat Erim, 1961 Anayasası'nın Türkiye'nin sosyal ve siyasal yapısına kıyasla fazla özgürlükçü olduğunu savunmuştur. Erim'in hafızalara kazınan 'Lüks' çıkışı, o dönem yükselen toplumsal muhalefeti ve öğrenci hareketlerini kontrol altına almak amacıyla anayasal hakların daraltılması gerektiği fikrinin bir dışavurumu olarak tarihe geçmiştir.
Bu açıklamanın ardından, 1971 ve 1973 yıllarında yapılan iki kapsamlı değişiklikle 1961 Anayasası'nın özgürlükçü karakteri önemli ölçüde zayıflatılmıştır. Temel hak ve özgürlükler 'devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü' gibi genel gerekçelerle kısıtlanmış, üniversitelerin özerkliği azaltılmış ve TRT'nin tarafsızlığı anayasadan çıkarılmıştır. Ayrıca, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) gibi kurumların temeli de bu dönemde atılmıştır.
Nihat Erim’in bu yaklaşımı, Türk siyasi literatüründe 'otoriterleşme' ve 'güvenlikçi politikalar' tartışmalarının merkezinde yer alır. 'Anayasa lükstür' ifadesi, sadece hukuki bir eleştiri değil, aynı zamanda devletin toplumsal talepler karşısındaki katı tutumunu simgeleyen tarihi bir slogan haline gelmiştir. Bu süreç, Türkiye'nin demokrasi tarihindeki kırılma noktalarından biri olarak kabul edilir.
TB Arşiv Kaydı #38330
1
Mayis
1971
55 Yıl Önce
Nihat Erim'in 'Anayasa Lükstür' Açıklaması ve 1971 Anayasa Değişiklikleri
Başbakan Nihat Erim, 1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlüklerin Türkiye için fazla olduğunu savunarak 'Türkiye böyle bir lüksü kaldıramaz' açıklamasını yaptı ve anayasal kısıtlamaların önünü açtı.
76.6B
HİCRİ: 5 Rebiülevvel 1391
RUMİ:17 Şubat 1442
Başbakan Nihat Erim, 1961 Anayasası'nın getirdiği özgürlüklerin Türkiye için fazla olduğunu savunarak 'Türkiye böyle bir lüksü kaldıramaz' açıklamasını yaptı ve anayasal kısıtlamaların önünü açtı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (1 Mayis) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...