Türk siyasi tarihinin en etkili figürlerinden biri olan Süleyman Demirel, halkın talebi doğrultusunda devletin en üst makamına aday olabileceğini ilan ederek siyasi kariyerinde kritik bir dönemeçten geçti. Doğru Yol Partisi (DYP) Genel Başkanı ve Başbakan olduğu dönemlerde yaptığı bu tür çıkışlar, Demirel'in 'milli irade' vurgusuna dayanan popülist siyaset anlayışının bir yansıması olarak kabul edildi.
Demirel'in "Halk isterse cumhurbaşkanı olurum" ifadesi, sadece kişisel bir hırsın değil, aynı zamanda Türk siyasetindeki güç dengelerinin yeniden şekilleneceğinin bir habercisiydi. Bu söylem, seçmen kitlesiyle kurduğu 'Baba' bağını pekiştirirken, parlamenter sistem içerisindeki cumhurbaşkanlığı makamı için halkın desteğini bir meşruiyet aracı olarak kullandığını gösterdi.
Bu tarihi beyanatın ardından yaşanan süreçte Süleyman Demirel, 1993 yılında Turgut Özal’ın ani vefatı üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin 9. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. 2000 yılına kadar sürdürdüğü bu görev süresince, aktif siyasetten gelen tecrübesini devletin zirvesindeki denge unsuru olma yolunda kullandı.
TB Arşiv Kaydı #63860
10
Agustos
1986
40 Yıl Önce
Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Hakkındaki Açıklaması
Süleyman Demirel, halkın iradesini işaret ederek cumhurbaşkanı olabileceğini dile getirdi ve Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayan tarihi açıklamasını yaptı.
48.8B
HİCRİ: 4 Zilhicce 1406
RUMİ:9 Mart 1442
Süleyman Demirel, halkın iradesini işaret ederek cumhurbaşkanı olabileceğini dile getirdi ve Türk siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayan tarihi açıklamasını yaptı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (10 Agustos) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...