1991 genel seçimlerinde Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden Diyarbakır milletvekili seçilen Leyla Zana, Türkiye siyasi tarihinin en tartışmalı figürlerinden biri haline geldi. Zana'nın meclis yemin töreninde Kürtçe ifadeler kullanmasıyla başlayan gergin süreç, Kürt meselesine dair yaptığı radikal açıklamalarla devam etti. Söz konusu beyanat, Kürt kimliğinin tanınması talebinin siyasi ve askeri bir çatışma eksenine oturduğu 1990'lı yılların başında geniş yankı uyandırdı.
Zana'nın "PKK Kürt varlığını kabul ettirmeye çalışıyor" şeklindeki ifadesi, örgütün şiddet eylemlerini siyasi bir kimlik mücadelesi olarak tanımlaması bakımından devletin resmi söylemiyle taban tabana zıt bir duruş sergiledi. Bu açıklama, sadece iktidar ve muhalefet kanadında değil, Zana'nın mensubu olduğu SHP içerisinde de ciddi kırılmalara yol açtı. Dönemin siyasi atmosferinde bu tür söylemler, demokratikleşme çabaları ile güvenlik odaklı politikalar arasındaki çatışmanın merkezinde yer aldı.
Bu ve benzeri açıklamalar, ilerleyen süreçte Halkın Emek Partisi (HEP) ve Demokrasi Partisi (DEP) çizgisindeki siyasetçilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ve hapis cezalarına çarptırılmalarına giden yolu açtı. Leyla Zana'nın bu çıkışı, Türkiye'nin 90'lı yıllardaki Kürt politikası, ifade özgürlüğü sınırları ve Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde uzun yıllar boyunca tartışılacak bir hukuki ve siyasi emsal teşkil etti.
TB Arşiv Kaydı #85060
10
Kasim
1991
35 Yıl Önce
Leyla Zana'nın PKK ve Kürt Kimliği Üzerine Beyanatı
Sosyaldemokrat Halkçı Parti Milletvekili Leyla Zana, terör örgütü PKK'nın yürüttüğü faaliyetlerin temel amacının Kürt varlığının resmen kabul edilmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
62.5B
HİCRİ: 3 Cemaziyelevvel 1412
RUMİ:9 Mart 1442
Sosyaldemokrat Halkçı Parti Milletvekili Leyla Zana, terör örgütü PKK'nın yürüttüğü faaliyetlerin temel amacının Kürt varlığının resmen kabul edilmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (10 Kasim) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...