1950 yılında, haksız mahkumiyetine karşı dünya çapında başlatılan özgürlük kampanyaları sürerken Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi'nde açlık grevine başladı. Türk edebiyatının usta şairi, adaletin tecelli etmesi ve genel af talebiyle başlattığı bu eylemde kararlılığını sürdürse de, ilerleyen günlerde kalp ve karaciğer rahatsızlıkları baş gösterdi. Sağlık durumunun ciddiyetini koruması üzerine, yetkililer tarafından gizli bir operasyonla tedavi edilmek üzere İstanbul Cerrahpaşa Hastanesi'ne nakledildi.
İstanbul'a getirildiği dönemde kamuoyunda büyük bir yankı uyandıran bu gelişme, şairin sevenleri ve aydınlar arasında endişeyle takip edildi. Hastanede yapılan müdahaleler ve avukatlarının, dostlarının ve annesi Celile Hanım'ın yoğun ısrarları sonucunda Nazım Hikmet, yeni kurulacak hükümetin çıkaracağı genel af yasasını beklemek üzere açlık grevini geçici olarak ertelediğini duyurdu.
Bu olay, Türkiye'deki düşünce özgürlüğü mücadelesinin en sembolik anlarından biri olarak tarihe geçti. Açlık grevinin yarattığı uluslararası baskı ve kamuoyu desteği, 1950 genel seçimlerinin ardından çıkarılan Af Kanunu ile Nazım Hikmet'in serbest kalmasına giden süreci hızlandırdı. Şairin bu direnişi, hem sanatı hem de siyasi duruşuyla özdeşleşen en önemli dönüm noktalarından biri kabul edilir.
TB Arşiv Kaydı #33300
10
Nisan
1950
76 Yıl Önce
Nazım Hikmet’in Açlık Grevi ve İstanbul’a Nakli
Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi’nde başlattığı açlık grevi sırasında sağlık durumunun kritik seviyeye ulaşması üzerine gizlice İstanbul’a getirildi ve hayati tehlike nedeniyle eylemine ara verdi.
34.3B
HİCRİ: 21 Cemaziyelahir 1369
RUMİ:17 Şubat 1442
Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi’nde başlattığı açlık grevi sırasında sağlık durumunun kritik seviyeye ulaşması üzerine gizlice İstanbul’a getirildi ve hayati tehlike nedeniyle eylemine ara verdi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (10 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...