Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra başlatılan Dil Devrimi'nin en önemli aşamalarından biri hukuk alanında gerçekleşmiştir. 1924 yılında kabul edilen Teşkilât-ı Esasîye Kanunu, dönemin dil özelliklerini yansıtan yoğun Arapça ve Farsça kökenli hukuki terimlerden oluşuyordu. Halkın devletin temel yasasını daha iyi anlaması ve Türkçenin bir bilim ve hukuk dili haline gelmesi amacıyla anayasa dilinin Türkçeleştirilmesi gündeme gelmiştir.
10 Ocak 1945 tarihinde kabul edilen 4695 sayılı kanunla, 1924 Anayasası'nın anlamı değiştirilmeden dili tamamen yeni Türkçe kelimelerle güncellenmiştir. Bu düzenleme ile 'Teşkilât-ı Esasîye' kavramı yerine 'Anayasa' kelimesi kullanılmaya başlanmış, birçok hukuki terim öztürkçe karşılıklarıyla değiştirilmiştir. Bu hamle, devletin en üst belgesinin toplumun geniş kesimleri tarafından anlaşılmasını hedefleyen demokratik ve kültürel bir reform niteliği taşımaktadır.
Anayasanın dilinin Türkçeleştirilmesi, siyasi tarihte tartışmalara da yol açmış; 1945'te kabul edilen bu öztürkçe metin 1952 yılında Demokrat Parti hükümeti tarafından tekrar eski diline döndürülmüştür. Ancak 1961 ve 1982 anayasalarında modern Türkçe kullanımı kalıcı hale gelerek Dil Devrimi'nin hukuk sistemindeki etkisi pekişmiştir.
TB Arşiv Kaydı #6250
10
Ocak
1945
81 Yıl Önce
Anayasa Dilinin Türkçeleştirilmesinin Kabulü
Türk hukuk tarihinde önemli bir adım atılarak 1924 Anayasası'nın dili sadeleştirildi ve anayasa metninde yeni Türkçe kelimelerin kullanılması resmen kabul edilerek metin öz Türkçeye çevrildi.
21.3B
HİCRİ: 25 Muharrem 1364
RUMİ:1 Şubat 1442
Türk hukuk tarihinde önemli bir adım atılarak 1924 Anayasası'nın dili sadeleştirildi ve anayasa metninde yeni Türkçe kelimelerin kullanılması resmen kabul edilerek metin öz Türkçeye çevrildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (10 Ocak) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...