İkinci Dünya Savaşı sonrası şekillenen yeni dünya düzeninde, küresel ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla 1944 yılında Bretton Woods Konferansı ile temelleri atılan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Uluslararası İskan ve Kalkınma Bankası (Dünya Bankası), Türkiye'nin dış politika ve ekonomi gündeminde öncelikli bir yer edindi. Türkiye, Batı ittifakı ve küresel finans sistemiyle bütünleşme hedefi doğrultusunda bu kurumlara katılma kararı aldı.
11 Mart 1947 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5016 sayılı kanunla Türkiye, her iki kuruluşun da asli üyelerinden biri haline geldi. Bu katılım, Türkiye'nin savaş sonrası dönemde uyguladığı devletçi ekonomi politikalarından, daha liberal ve dışa açık bir ekonomik modele geçişinin ilk ve en önemli kurumsal adımlarından biri olarak tarihe geçti. Üyelik süreci, aynı zamanda Türkiye'nin Marshall Yardımları'ndan faydalanmasının da önünü açan diplomatik bir zemin hazırladı.
Bu tarihi adım, Türkiye'nin uluslararası kredi piyasalarına erişimini sağlarken, ekonomik kalkınma projeleri için teknik ve mali destek almasının yolunu açtı. IMF ve Dünya Bankası üyeliği, Cumhuriyet döneminin iktisadi tarihinde dış borçlanma ve yapısal reform süreçlerinin başlangıç noktasını oluşturarak, ülkenin modern finansal mimari içindeki konumunu belirledi.
TB Arşiv Kaydı #20340
11
Mart
1947
79 Yıl Önce
Türkiye'nin IMF ve Dünya Bankası'na Katılımı
Türkiye, küresel ekonomik sisteme entegrasyon sürecinin bir parçası olarak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Uluslararası İskan ve Kalkınma Bankası'na resmen üye oldu.
14.8B
HİCRİ: 18 Rebiülahir 1366
RUMİ:3 Şubat 1442
Türkiye, küresel ekonomik sisteme entegrasyon sürecinin bir parçası olarak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Uluslararası İskan ve Kalkınma Bankası'na resmen üye oldu.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (11 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...