Modern Çin'in mimarı ve 'Milletin Babası' olarak kabul edilen Sun Yat-sen'in 1925 yılındaki ölümü, Çin siyasi tarihinde bir dönüm noktası teşkil etti. Ülkeyi 'Üç Halk İlkesi' etrafında birleştirmeye çalışan Sun Yat-sen, geride hem ideolojik bir miras hem de doldurulması zor bir otorite boşluğu bıraktı. Onun vefatı, partinin sivil kanadı ile askeri kanadı arasındaki dengeleri değiştirerek yeni bir liderlik mücadelesini tetikledi.
Sun Yat-sen'in ardından partinin kontrolünü ele alan General Çan Kay-şek, Whampoa Askeri Akademisi'ndeki nüfuzunu kullanarak rakiplerini geride bıraktı. Çan Kay-şek'in göreve gelmesiyle birlikte Guomindang (Milliyetçi Parti), daha merkeziyetçi ve askeri odaklı bir yapıya büründü. Bu değişim, Çin'in birliğini sağlamak amacıyla başlatılan Kuzey Seferi'nin ivme kazanmasına ve partinin komünistlerle olan ittifakının zamanla bozulmasına yol açtı.
Çan Kay-şek dönemi, Çin'in modernleşme çabaları ile iç savaş ve Japon işgali gibi büyük krizlerin iç içe geçtiği bir süreç oldu. Sun Yat-sen'in diplomatik ve birleştirici üslubunun yerini alan Çan'ın sert yönetim anlayışı, 20. yüzyılın ortalarına kadar sürecek olan Milliyetçi-Komünist çatışmasının temellerini pekiştirdi. Bu lider değişimi, sadece Çin'in değil, tüm Doğu Asya'nın kaderini etkileyen stratejik bir kırılma noktasıdır.
TB Arşiv Kaydı #20590
12
Mart
1925
101 Yıl Önce
Sun Yat-sen'in Ölümü ve Çan Kay-şek'in Kuomintang Liderliğine Yükselişi
Modern Çin'in kurucusu Sun Yat-sen'in vefatının ardından General Çan Kay-şek, Milliyetçi Parti liderliğini devralarak Çin siyasetinde askeri ağırlıklı yeni bir dönem başlattı.
17.5B
HİCRİ: 16 Şaban 1343
RUMİ:3 Şubat 1442
Modern Çin'in kurucusu Sun Yat-sen'in vefatının ardından General Çan Kay-şek, Milliyetçi Parti liderliğini devralarak Çin siyasetinde askeri ağırlıklı yeni bir dönem başlattı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (12 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...