Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye, uzun süren savaşların ardından ciddi bir sağlık kriziyle karşı karşıyaydı. Özellikle kırsal bölgelerde halkın büyük bir kısmını etkileyen sıtma, hem ciddi iş gücü kaybına neden oluyor hem de yüksek ölüm oranlarıyla nüfus artışını engelliyordu. Bu toplumsal soruna köklü bir çözüm üretmek amacıyla 13 Mayıs 1926 tarihinde 839 sayılı Sıtma ile Mücadele Kanunu yasalaştırıldı.
Bu kanun, Türkiye'de modern ve merkeziyetçi sağlık politikalarının en önemli adımlarından biri olarak kabul edilir. Kanun kapsamında sıtma hastalığının bildirilmesi zorunlu hale getirildi, bataklıkların kurutulması için devlet eliyle kapsamlı çalışmalar başlatıldı ve halka ücretsiz ilaç dağıtımı gibi hayati uygulamalar hayata geçirildi. Mücadeleyi bilimsel bir temelde yürütmek üzere Adana gibi riskli bölgelerde Sıtma Enstitüleri ve özel mücadele birimleri kuruldu.
Sıtma ile Mücadele Kanunu, sadece bir hastalığın tedavisi değil, aynı zamanda genç Cumhuriyetin sosyal devlet anlayışının ve modernleşme idealinin bir yansımasıydı. On yıllar süren disiplinli ve özverili çalışmalar sonucunda sıtma vakalarında dramatik bir düşüş yaşandı; bu başarı, Türk tıp tarihinin ve halk sağlığı sisteminin en önemli zaferlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
TB Arşiv Kaydı #40770
13
Mayis
1926
100 Yıl Önce
Sıtma ile Mücadele Kanunu'nun Kabulü
Türkiye Büyük Millet Meclisi, halk sağlığını tehdit eden sıtma salgınını kontrol altına almak ve kurumsal bir sağlık politikası yürütmek amacıyla Sıtma ile Mücadele Kanunu'nu kabul etti.
57.9B
HİCRİ: 1 Zilkade 1344
RUMİ:18 Şubat 1442
Türkiye Büyük Millet Meclisi, halk sağlığını tehdit eden sıtma salgınını kontrol altına almak ve kurumsal bir sağlık politikası yürütmek amacıyla Sıtma ile Mücadele Kanunu'nu kabul etti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (13 Mayis) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...