13 Eylül 1974 tarihinde 'Endişe' filminin çekimleri için bulunduğu Adana'nın Yumurtalık ilçesinde bir gazinoda yaşanan tartışma, Türk sinema tarihinin en trajik olaylarından birine dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Yılmaz Güney'in silahından çıkan kurşunla Yumurtalık Savcısı Sefa Mutlu hayatını kaybetti. Bu olay, o dönemde hem sanat dünyasında hem de siyasi çevrelerde büyük bir yankı uyandırdı ve Güney'in kariyerinde geri dönülemez bir kırılma noktası oluşturdu.
Güvenlik gerekçesiyle Ankara'da görülen dava süreci, Türkiye'nin o dönemki gergin siyasi atmosferinde yakından takip edildi. 13 Temmuz 1976 tarihinde sona eren yargılamada mahkeme heyeti kararını açıkladı. Yılmaz Güney, savcıyı kasten öldürmek suçundan 19 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Sanatçı savunmasında olayın bir kaza olduğunu ve ağır tahrik altında gerçekleştiğini iddia etse de mahkeme mevcut deliller doğrultusunda mahkumiyet kararı verdi.
Bu mahkumiyet, Yılmaz Güney'in uzun yıllar sürecek olan cezaevi hayatını başlattı. Ancak Güney, parmaklıklar ardında da sanatsal üretimini durdurmadı; 'Sürü' ve 'Yol' gibi dünya çapında ses getiren yapımların senaryolarını cezaevinde kaleme aldı. 1981 yılında Isparta Yarı Açık Cezaevi'nden izinli çıkarak yurt dışına firar etmesi ve ardından Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanması, bu davanın ve mahkumiyetin etkilerini uluslararası bir boyuta taşıdı.
TB Arşiv Kaydı #56650
13
Temmuz
1976
50 Yıl Önce
Yılmaz Güney'in Yumurtalık Savcısı Cinayeti Davasında Mahkum Edilmesi
Türk sinemasının önemli ismi Yılmaz Güney, Adana’nın Yumurtalık ilçesinde Hakim Sefa Mutlu’yu öldürmek suçundan yargılandığı davada suçlu bulunarak 19 yıl ağır hapis cezasına mahkum edildi.
38.7B
HİCRİ: 16 Recep 1396
RUMİ:25 Şubat 1442
Türk sinemasının önemli ismi Yılmaz Güney, Adana’nın Yumurtalık ilçesinde Hakim Sefa Mutlu’yu öldürmek suçundan yargılandığı davada suçlu bulunarak 19 yıl ağır hapis cezasına mahkum edildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (13 Temmuz) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...