9 Ekim 1981 tarihinde, 'Çirkin Kral' lakabıyla tanınan ünlü oyuncu, yönetmen ve senarist Yılmaz Güney, Isparta Yarıaçık Cezaevi'nden verilen bir haftalık bayram izninin ardından birliğine geri dönmedi. Hakim Sefa Mutlu'yu öldürme suçundan mahkûm olan ve uzun süredir cezaevinde bulunan Güney, bu firarın ardından gizli yollarla önce Yunanistan'ın Meis Adası'na, oradan da İsviçre ve Fransa'ya geçerek siyasi sığınma talebinde bulundu.
Yılmaz Güney'in bu firarı, sadece kişisel bir kaçış değil, Türk sinema tarihi için de bir dönüm noktası oldu. Firar ettikten sonra yurt dışına çıkardığı negatifleri birleştirerek 'Yol' filminin kurgusunu tamamlayan Güney, 1982 yılında Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazanarak uluslararası alanda büyük bir başarı elde etti. Ancak bu başarıya rağmen Türkiye'de vatandaşlıktan çıkarıldı ve hakkında çok sayıda dava açıldı.
Sanatçının sürgün hayatı, 1984 yılında Paris'te mide kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesiyle sona erdi. Güney'in Isparta Cezaevi'nden firar edişi, dönemin siyasi atmosferi ve sanatçının ideolojik duruşuyla birleşerek Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok konuşulan olaylardan biri haline geldi. Mezarı halen Paris'teki Père Lachaise Mezarlığı'nda bulunmaktadır.
TB Arşiv Kaydı #79400
16
Ekim
1981
45 Yıl Önce
Yılmaz Güney'in Isparta Cezaevi'nden Firarı
Türk sinemasının simge ismi Yılmaz Güney, Isparta Yarıaçık Cezaevi’nden aldığı bayram izni bitiminde teslim olmayarak yurt dışına firar etti ve yaşamının geri kalanını sürgünde geçirdi.
59.6B
HİCRİ: 17 Zilhicce 1401
RUMİ:9 Mart 1442
Türk sinemasının simge ismi Yılmaz Güney, Isparta Yarıaçık Cezaevi’nden aldığı bayram izni bitiminde teslim olmayarak yurt dışına firar etti ve yaşamının geri kalanını sürgünde geçirdi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (16 Ekim) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...