1988 yılının Haziran ayında deneyimli gazeteci Mehmet Ali Birand, Lübnan'daki Bekaa Vadisi'ne giderek PKK lideri Abdullah Öcalan ile Türkiye basın tarihinin en çok tartışılan röportajlarından birine imza attı. 'İşte PKK, İşte Apo' başlığıyla Milliyet gazetesinde tefrika edilmeye başlanan bu yazı dizisi, örgütün iç yapısını ve lider kadrosunun görüşlerini kamuoyuna ilk kez bu denli geniş bir çerçevede sunduğu için büyük bir yankı uyandırdı.
Röportajın yayımlanmasıyla birlikte devletin güvenlik bürokrasisi ve yargı makamları hızlı bir refleks gösterdi. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcılığı, yayımlanan içeriğin 'suçu ve suçluyu övme' ile 'bölücülük propagandası' niteliği taşıdığı gerekçesiyle gazetenin ilgili nüshaları hakkında toplatma kararı çıkardı. Bu müdahale, Türkiye'de basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ekseninde uzun yıllar sürecek olan hukuki ve siyasi tartışmaların fitilini ateşledi.
Mehmet Ali Birand ve Milliyet gazetesi yönetimi bu süreçte ağır hukuki baskılarla karşı karşıya kalmış olsa da, söz konusu olay Türk medya tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu vaka, gazetecilik mesleğinin sınırlarının nerede başladığı ve devletin güvenlik politikalarının basın üzerindeki etkisi açısından akademik çalışmalarda ve mesleki etik tartışmalarında halen en önemli referans noktalarından biri olmayı sürdürmektedir.
TB Arşiv Kaydı #50080
16
Haziran
1988
38 Yıl Önce
Milliyet Gazetesi'nin Mehmet Ali Birand'ın PKK Röportajı Nedeniyle Toplatılması
Gazeteci Mehmet Ali Birand'ın Bekaa Vadisi'nde Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği 'İşte PKK, İşte Apo' başlıklı röportaj serisi nedeniyle Milliyet gazetesi hakkında toplatma kararı verildi.
73.7B
HİCRİ: 1 Zilkade 1408
RUMİ:22 Şubat 1442
Gazeteci Mehmet Ali Birand'ın Bekaa Vadisi'nde Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği 'İşte PKK, İşte Apo' başlıklı röportaj serisi nedeniyle Milliyet gazetesi hakkında toplatma kararı verildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (16 Haziran) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...