1990'lı yılların başında Türkiye siyasetinde Kürt kimliğinin demokratik platformda temsili noktasında kritik bir rol oynayan Halkın Emek Partisi (HEP), bölgedeki artan gerilime ve insan hakları ihlallerine karşı sivil bir eylem planladı. Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) listelerinden meclise giren ancak daha sonra kendi yollarını çizen HEP'li milletvekilleri, taleplerini ve toplumsal barış çağrılarını geniş kitlelere ulaştırmak için İstanbul'dan Diyarbakır'a sembolik bir yürüyüş başlattı.
'Onurlu ve Özgür Yaşam Yürüyüşü' olarak adlandırılan bu etkinlik, dönemin siyasi atmosferinde büyük bir yankı uyandırdı. Milletvekilleri, yürüyüş boyunca demokrasi, ana dilde haklar ve çatışmalı sürecin sona erdirilmesi yönünde mesajlar verdi. Bu eylem, Türkiye'nin batısı ile doğusu arasında siyasi bir köprü kurma çabası olarak görülse de devletin güvenlik bürokrasisi ve dönemin hükümeti tarafından sert bir muhalefetle karşılandı.
Bu yürüyüş ve benzeri siyasi hamleler, ilerleyen süreçte HEP'in anayasa mahkemesi tarafından kapatılmasına ve birçok milletvekilinin dokunulmazlıklarının kaldırılarak cezaevine gönderilmesine giden yolu açan önemli kırılma noktalarından biri oldu. Olay, Türkiye siyasi tarihinde sivil itaatsizlik ve Kürt siyasal hareketinin meclis dışı faaliyetleri açısından sembolik bir öneme sahiptir.
TB Arşiv Kaydı #57520
17
Temmuz
1990
36 Yıl Önce
HEP Milletvekillerinin Onurlu ve Özgür Yaşam Yürüyüşü Başladı
Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekilleri, Kürt sorunu ve demokratik haklara dikkat çekmek amacıyla İstanbul'dan Diyarbakır'a uzanan Onurlu ve Özgür Yaşam Yürüyüşü'nü başlattı.
48.7B
HİCRİ: 23 Zilhicce 1410
RUMİ:9 Mart 1442
Halkın Emek Partisi (HEP) milletvekilleri, Kürt sorunu ve demokratik haklara dikkat çekmek amacıyla İstanbul'dan Diyarbakır'a uzanan Onurlu ve Özgür Yaşam Yürüyüşü'nü başlattı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (17 Temmuz) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...