İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye, fiilen savaşa girmemiş olsa da genel seferberlik ilan ederek ekonomisini tamamen savunma odaklı bir yapıya büründürmüştür. 1940 yılında çıkarılan Milli Korunma Kanunu ile hükümet, üretim ve tüketim süreçleri üzerinde geniş yetkiler elde etmiştir. Bu kapsamda, özellikle ithalata dayalı olan akaryakıtın kullanımı ordu ihtiyaçları doğrultusunda sınırlandırılmış, sivil tüketim denetim altına alınmıştır.
Gıda arzında yaşanan aksaklıklar ve buğday stoklarının stratejik olarak korunması zorunluluğu, halkın temel besin kaynağı olan ekmek üzerinde de kısıtlamalara yol açmıştır. Ekmek gramajının düşürülmesi ve ardından gelen karne sistemi, karaborsayı engellemek ve kısıtlı kaynakları tüm nüfusa paylaştırmak amacıyla hayata geçirilmiştir. Bu dönemde tarımsal iş gücünün silah altına alınması, üretimde düşüşe neden olurken devletin müdahaleci politikalarını zorunlu kılmıştır.
Söz konusu kısıtlamalar, Türk toplumsal hafızasında 'yokluk yılları' olarak yer edinmiş ve dönemin sosyo-ekonomik yapısını derinden etkilemiştir. Akaryakıt sınırlaması ve ekmekteki gramaj düzenlemeleri, Türkiye'nin savaşa girmemesine rağmen küresel krizin etkilerini en ağır şekilde hissettiği bir dönemin simgeleri haline gelmiştir.
TB Arşiv Kaydı #87010
19
Kasim
1956
70 Yıl Önce
İkinci Dünya Savaşı Dönemi Türkiye'de Ekonomik Tedbirler ve Karne Uygulaması
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı kaynak yetersizliği nedeniyle akaryakıt tüketimine kısıtlama getirdi ve temel gıda maddesi olan ekmekte gramaj indirimine giderek savaş ekonomisi politikalarını uyguladı.
72.8B
HİCRİ: 15 Rebiülahir 1376
RUMİ:10 Mart 1442
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı kaynak yetersizliği nedeniyle akaryakıt tüketimine kısıtlama getirdi ve temel gıda maddesi olan ekmekte gramaj indirimine giderek savaş ekonomisi politikalarını uyguladı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (19 Kasim) farklı açılardan keşfedin:
İlgili Kişiler & Konular
Şu an sessizlik hakim...