12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Türkiye'nin en çok tartışılan hukuki süreçlerinden biri Erdal Eren davası olmuştur. 2 Şubat 1980 tarihinde Ankara'da düzenlenen bir protesto gösterisi sırasında çıkan çatışmada, inzibat eri Zekeriya Önge'yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan yurtsever devrimci genç Erdal Eren, askeri mahkeme tarafından kısa sürede yargılanarak idama mahkûm edilmiştir.
Eren'in yargılanma süreci, hukuk tarihine ciddi usul hataları ve tartışmalarla geçmiştir. Savunma tarafı, Erdal Eren'in olay anında 18 yaşından küçük olduğunu belirterek kemik yaşının tespit edilmesini ve gerçek yaşının belirlenmesini talep etmiştir. Ancak mahkeme heyeti bu talepleri reddetmiş ve Eren'in yaşını 18 olarak kabul ederek idam kararını onamıştır. Bu durum, dönemin askeri yönetiminin "adalet" anlayışının ve Kenan Evren'in "Asmayalım da besleyelim mi?" sözünün bir yansıması olarak tarihe geçmiştir.
13 Aralık 1980 tarihinde Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde infaz edilen idam, Türkiye'de toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir sembol haline gelmiştir. Erdal Eren, ölümünden sonra geçen on yıllar boyunca darbe rejiminin hukuksuzluğunun ve genç yaşta hayatı ellerinden alınan bir kuşağın simgesi olarak anılmaya devam etmiştir.
TB Arşiv Kaydı #22340
19
Mart
1981
45 Yıl Önce
Erdal Eren'in İdam Edilmesi
Erdal Eren, Ankara'da bir inzibat erini öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davada ölüm cezasına çarptırıldı ve kemik yaşı tartışmalarına rağmen 13 Aralık 1980 tarihinde idam edildi.
15.1B
HİCRİ: 13 Cemaziyelevvel 1401
RUMİ:17 Şubat 1442
Erdal Eren, Ankara'da bir inzibat erini öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı davada ölüm cezasına çarptırıldı ve kemik yaşı tartışmalarına rağmen 13 Aralık 1980 tarihinde idam edildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (19 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...