Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde ve sonrasında azınlık kurumlarının hukuki statüsü, devlet egemenliğinin korunması açısından en kritik meselelerden biri olarak görülmüştür. Lozan Antlaşması ile siyasi yetkilerinden arındırılan ve yalnızca dini bir kurum olarak varlığını sürdürmesi öngörülen Fener Rum Patrikhanesi'nin, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tam bağlılığı esas alınmıştır. Bu doğrultuda alınan denetim kararı, devletin bu kurumlar üzerindeki otoritesini pekiştirme hamlesi olarak tarihe geçmiştir.
Alınan bu kararla birlikte, azınlıklara ait vakıflar, okullar ve dini merkezler mali ve idari açıdan devletin ilgili birimleri tarafından mercek altına alınmıştır. Bu denetim mekanizması, söz konusu kurumların faaliyetlerinin anayasaya ve laiklik ilkesine uygunluğunu sağlamayı amaçlamıştır. Özellikle dış siyasi müdahalelerin önlenmesi ve azınlık kurumlarının şeffaf, denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması hedeflenmiştir.
Söz konusu denetim süreci, Osmanlı Devleti dönemindeki otonom yapıdan modern ulus devletin merkeziyetçi ve hukuk temelli yapısına geçişin bir yansımasıdır. Bu uygulama ile azınlık kurumları, Türk hukuk sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlanmış ve devletin egemenlik hakları çerçevesinde yeni bir idari döneme girilmiştir.
TB Arşiv Kaydı #28680
19
Nisan
1965
61 Yıl Önce
Fener Rum Patrikhanesi ve Azınlık Kurumlarının Denetlenmesi Kararı
Türkiye Cumhuriyeti, Fener Rum Patrikhanesi başta olmak üzere tüm azınlık kurumlarının devlet denetimine tabi tutulmasını kararlaştırarak bu yapıların idari ve mali faaliyetlerini kontrol altına aldı.
20.1B
HİCRİ: 17 Zilhicce 1384
RUMİ:10 Şubat 1442
Türkiye Cumhuriyeti, Fener Rum Patrikhanesi başta olmak üzere tüm azınlık kurumlarının devlet denetimine tabi tutulmasını kararlaştırarak bu yapıların idari ve mali faaliyetlerini kontrol altına aldı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (19 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...