12 Eylül 1980 askeri müdahalesi, Türkiye'de demokratik hakların yanı sıra sendikal faaliyetleri ve grev hakkını tamamen askıya almıştır. Milli Güvenlik Konseyi döneminde yürürlüğe giren yeni anayasa ve iş kanunları, işçi hareketlerini sıkı denetim altına almış, grev yapmayı neredeyse imkansız hale getiren ağır bürokratik prosedürler ve yasaklar getirmiştir. Bu dönemde sendikaların faaliyetleri durdurulmuş ve pek çok sendika lideri yargılanmıştır.
Cunta yönetiminin ve 1982 Anayasası'nın getirdiği baskıcı atmosferin ardından Tuzla'daki iki tersanede başlayan bu grev, 1980 sonrası dönemin ilk yasal iş bırakma eylemi olarak tarihe geçmiştir. İşçilerin ekonomik haklarını savunmak ve çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla başlattığı bu direniş, askeri rejim sonrası sessizliğe gömülen emek hareketinin yeniden meydanlara çıkmasını sağlamıştır.
Bu grev, sadece ekonomik taleplerle sınırlı kalmayıp aynı zamanda demokratik hakların geri kazanılması yolunda atılmış sembolik bir adımdır. Tuzla tersanelerindeki eylem, diğer sektörlerdeki işçiler için de bir cesaret kaynağı olmuş ve Türkiye'de sendikal mücadelenin yeniden inşa edildiği yeni bir evrenin kapılarını aralamıştır.
TB Arşiv Kaydı #76440
2
Ekim
1984
42 Yıl Önce
12 Eylül Darbesi Sonrası İlk Grev: Tuzla Tersaneleri Direnişi
12 Eylül 1980 askeri darbesiyle askıya alınan grev hakları, Tuzla'daki iki tersanede çalışan işçilerin başlattığı eylemle yeniden hayat buldu ve baskı döneminin ilk yasal iş bırakma eylemi gerçekleşti.
61.2B
HİCRİ: 6 Muharrem 1405
RUMİ:9 Mart 1442
12 Eylül 1980 askeri darbesiyle askıya alınan grev hakları, Tuzla'daki iki tersanede çalışan işçilerin başlattığı eylemle yeniden hayat buldu ve baskı döneminin ilk yasal iş bırakma eylemi gerçekleşti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (2 Ekim) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...