1898 yılında doğan ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusuna katılan Yakup Satar, askeri kariyerine Bağdat Cephesi'nde başladı. Kut-ül Amare Kuşatması'nda İngilizlere esir düşen Satar, esaret hayatının ardından Anadolu'ya dönerek Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Milli Mücadele saflarına katıldı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz gibi kritik çarpışmalarda en ön saflarda görev alarak vatanın bağımsızlığı için mücadele etti.
2 Nisan 2008 tarihinde Eskişehir'deki evinde hayata gözlerini yuman Satar, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna tanıklık eden ve o dönemin ruhunu taşıyan son 'İstiklal Madalyası' sahibi gaziydi. Onun vefatı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini bizzat yaşayan son neferin aramızdan ayrılması ve bir devrin yaşayan hafızasının resmen kapanması anlamına geliyordu.
Yakup Satar'ın vefatı sadece bir biyolojik kayıp değil, aynı zamanda sözlü tarihin en önemli kaynaklarından birinin sessizliğe bürünmesidir. Eskişehir'de düzenlenen devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlanan Satar, geride bağımsız bir Cumhuriyet ve gelecek nesillere rehberlik edecek büyük bir kahramanlık mirası bırakmıştır.
TB Arşiv Kaydı #36850
2
Nisan
2008
Ölüm
18 Yıl Önce
İstiklal Savaşı’nın Son Tanığı Yakup Satar 110 Yaşında Vefat Etti
Kurtuluş Savaşı'nın hayattaki son gazisi olan 110 yaşındaki Yakup Satar, Eskişehir'deki evinde hayatını kaybederek bir devrin son canlı tanığı olarak tarihe geçti.
8.4B
HİCRİ: 25 Rebiülevvel 1429
RUMİ:17 Şubat 1442
Kurtuluş Savaşı'nın hayattaki son gazisi olan 110 yaşındaki Yakup Satar, Eskişehir'deki evinde hayatını kaybederek bir devrin son canlı tanığı olarak tarihe geçti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (2 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...