1925 yılında Şeyh Said İsyanı'nın ardından çıkarılan Takrir-i Sükun Kanunu, Türkiye'de basın özgürlüğü ve siyasi muhalefet üzerinde köklü değişikliklere yol açtı. Bu dönemde İstanbul basınının önde gelen isimleri, hükümetin politikalarına muhalif tavırları nedeniyle hedef alındı. Tevhid-i Efkar gazetesinin sahibi Velid Ebuzziya ve Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu gibi isimler, İstanbul’da tutuklanan gazeteciler arasında yer aldı.
Tutuklanan gazeteciler, isyan bölgesindeki yargılamaları yürüten ve geniş yetkilere sahip olan Şark (Doğu) İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Diyarbakır'a gönderildiler. Bu sevk, dönemin siyasi atmosferinde İstanbul basınına verilmiş sert bir gözdağı niteliğindeydi. Gazetecilerin yerel bir mahkeme yerine askeri ve siyasi yetkilerle donatılmış bir ihtilal mahkemesinde yargılanması, hukuk ve basın tarihi açısından dönüm noktalarından biri oldu.
Diyarbakır'daki yargılamalar sonucunda birçok gazete kapatılırken, Türk basın hayatında uzun sürecek bir sessizlik dönemi başladı. Velid Ebuzziya ve arkadaşları bir süre tutuklu kaldıktan sonra beraat etseler de, bu olay muhalif basının büyük ölçüde tasfiye edilmesiyle sonuçlandı ve Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki siyasi yapılanmanın konsolidasyonunda önemli bir rol oynadı.
TB Arşiv Kaydı #50740
20
Haziran
1925
101 Yıl Önce
Gazetecilerin Şark İstiklal Mahkemesi’ne Sevk Edilmesi
Velid Ebuzziya, Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu ve beraberindeki gazeteciler İstanbul'da tutuklanarak Doğu İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Diyarbakır'a sevk edildiler.
43.3B
HİCRİ: 28 Zilkade 1343
RUMİ:22 Şubat 1442
Velid Ebuzziya, Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu ve beraberindeki gazeteciler İstanbul'da tutuklanarak Doğu İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Diyarbakır'a sevk edildiler.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (20 Haziran) farklı açılardan keşfedin:
İlgili Kişiler & Konular
Şu an sessizlik hakim...