Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından biri olan teorik fizikçi Prof. Dr. Feza Gürsey, temel parçacık fiziği ve matematiksel fizik alanındaki çığır açan çalışmalarıyla uluslararası bilim camiasında büyük bir takdir topladı. Gürsey, 1977 yılında J. Robert Oppenheimer'ın anısına verilen ve fizik dünyasının en saygın nişanlarından biri kabul edilen Oppenheimer Ödülü'ne layık görülerek bu başarıyı taçlandırdı.
Gürsey bu ödülü, yüksek enerji fiziğine yaptığı katkılar ve özellikle kiral simetri üzerine yürüttüğü matematiksel modellemeler sayesinde kazandı. Ödülü, daha sonra Nobel Fizik Ödülü'nü alacak olan ünlü fizikçi Sheldon Glashow ile paylaşması, Gürsey'in ulaştığı bilimsel seviyenin küresel ölçekteki ağırlığını açıkça ortaya koymaktadır. Yale Üniversitesi'nde görev yaptığı dönemde elde ettiği bu başarı, Türk bilim dünyasının uluslararası arenadaki temsil gücü açısından tarihi bir dönüm noktası olarak kaydedildi.
Feza Gürsey'in akademik mirası, sadece kazandığı ödüllerle değil, aynı zamanda Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde teorik fizik kürsüsünün temellerini atması ve çok sayıda başarılı fizikçi yetiştirmesiyle de yaşamaktadır. Bilim dünyasına kazandırdığı kuramsal yaklaşımlar, günümüzde modern fizik araştırmalarında temel referans noktalarından biri olarak kabul edilmeye devam etmektedir.
TB Arşiv Kaydı #13740
24
Subat
1977
49 Yıl Önce
Prof. Dr. Feza Gürsey’in Oppenheimer Ödülü’ne Layık Görülmesi
Türkiyeli teorik fizikçi Prof. Dr. Feza Gürsey, temel parçacık fiziği alanındaki üstün çalışmaları nedeniyle dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden biri olan Oppenheimer Ödülü'ne değer bulundu.
19.2B
HİCRİ: 5 Rebiülevvel 1397
RUMİ:1 Şubat 1442
Türkiyeli teorik fizikçi Prof. Dr. Feza Gürsey, temel parçacık fiziği alanındaki üstün çalışmaları nedeniyle dünyanın en prestijli bilim ödüllerinden biri olan Oppenheimer Ödülü'ne değer bulundu.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (24 Subat) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...