1789 yılında patlak veren Fransız İhtilali, mutlak monarşinin yıkılma sürecini başlatırken halkın egemenliği ve bireysel özgürlükler fikrini ön plana çıkardı. Bu toplumsal dönüşümün hukuki zeminini oluşturmak isteyen Ulusal Kurucu Meclis, 26 Ağustos 1789'da 'İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'ni kabul etti. Belge, Aydınlanma Çağı felsefecilerinin, özellikle de Rousseau, Montesquieu ve Locke’un düşüncelerinden derin izler taşımaktadır.
17 maddeden oluşan bu tarihi metin; özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme haklarını 'doğal ve devredilemez' haklar olarak tanımladı. Bildirge, egemenliğin kaynağının kralda değil ulusta olduğunu ilan ederek tebaa kavramını ortadan kaldırmış ve yerine eşit haklara sahip 'yurttaş' kavramını getirmiştir. Hukukun üstünlüğü ve masumiyet karinesi gibi modern hukuk ilkeleri de ilk kez bu denli kapsamlı bir şekilde metne dökülmüştür.
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, sadece Fransa sınırları içerisinde kalmamış, tüm dünyada mutlakiyetçi rejimlerin sorgulanmasına yol açan evrensel bir etki yaratmıştır. Modern anayasaların öncüsü kabul edilen bu metin, 1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin de en temel dayanağını oluşturmaktadır.
TB Arşiv Kaydı #67510
26
Agustos
1789
237 Yıl Önce
İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nin Kabulü
Fransız İhtilali'nin ardından kurucu meclis tarafından kabul edilen bildirge, temel hak ve özgürlükleri evrensel bir dille tanımlayarak modern demokrasi ve hukuk devletinin temellerini attı.
64.6B
HİCRİ: 4 Zilhicce 1203
RUMİ:1 Mart 1442
Fransız İhtilali'nin ardından kurucu meclis tarafından kabul edilen bildirge, temel hak ve özgürlükleri evrensel bir dille tanımlayarak modern demokrasi ve hukuk devletinin temellerini attı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (26 Agustos) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...