Atatürk Ankaraya Gelişi

27 Aralık 1919

YENİ Kadın Cinayetleri: Ayşe Yörük YENİ Kadın Cinayetleri: Gülhizar Ersöz YENİ Deprem: Kosebayir sivrice elazig depremi YENİ Kadın Cinayetleri: Zeynep Demirel YENİ Deprem: Kusadasikorfezi depremi YENİ Kadın Cinayetleri: Sabire Akçakaya YENİ Erkek Ünlülerin Doğum Günü: Ahmet Varlı Doğum Günü YENİ Erkek Ünlülerin Doğum Günü: Ege Tanman Doğum Günü YENİ TrendG: Tarihte Bugün Arıyoruz Hasan Ali Kaldırım Lubnan Afra Saraçoğlu YENİ Deprem: Midilliadasi depremi YENİ Kadın Cinayetleri: Perihan Akın YENİ Deprem: Caykoy puturge malatya depremi YENİ Deprem: Alanya antalya depremi
Tarihte Bugün
9 Ağustos
Bugün
Ölenler
Bugün
Doğanlar
Bu Yıl Olanlar
2020
Bu Yıl Ölenler
2020
Geçen Yıl Olanlar
2019
Geçen Yıl Ölenler
2019

Gazete Manşetleri

Burçlar
YENİ
Yaş Hesapla

Gezegen Saatleri

Hicri Bugün

Tarihten Kesitler

Atatürk Ankaraya Gelişi

Atatürk'ün Ankara'ya gelişi

OLAY 100 yıl önce   tarihtebugun.org

OLAY Tarihte Bugün: 27 Aralık 1919 Atatürk Ankaraya Gelişi
Mustafa Kemal Paşa daha İstanbul’dan ayrılmadan önce Ali Fuat Paşa ile Ankara’nın millî mücadelenin yürütülebileceği en uygun merkez olduğuna karar vermişlerdi. 20 nci Kolordu Komutanlığına atanan Ali Fuat Paşa’nın bir an önce Kolordusunu Konya’dan Ankara’ya intikal ettirmesini kararlaştırmışlardı.

Ali Fuat Paşa bu plânlamaya göre mart ayında Kolordusunu yaya yürüyüşle Ankara’ya intikal ettirmiş ve Sarıkışlaya yerleştirmişti.

Mustafa Kemal Paşa’nın Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığından ayrıldıktan sonra İstanbul’daki temasları, Anadolu’ya geçişi, Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yaptığı çalışmalar Ankara’ya gelişi ve zafere kadar geçen olaylar, O’nun nutukta “Uygulamayı safhalara ayırmak ve kademe kademe yürüyerek hedefe varmak1” sözleri ile belirttiği stratejinin birer aşaması idi. Başladığı mücadelede bütün gücünü milletinden alıyordu. Bunu “Ben milletin vicdanında ve istikbalinde hissettiğim büyük gelişme kabiliyetini, bir millî sır gibi vicdanımda taşıyarak, yavaş yavaş bütün cemiyetimize tatbik ettirmek mecburiyetindeydim” sözleri ile milletine karşı önemli bir sorumluluğu olduğunu açıklıyordu.Atatürk’ün Ankara’ya gelişine kadar geçen olaylar, birbirine eklendikçe mukavemeti artan bir zincirin halkalarını oluşturmuştu. Bu zincirin oluşmasında O’nun üstün liderliği, komutanlığı, milletine güveni, teşkilâtçılığı ileriyi görüşü önemli bir rol oynamıştı. Amasya bildirgesi ile “Vatanın bütünlüğünün, milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu; milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararının kurtaracağını bütün dünyaya ilân etmişti. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde millî mücadelenin esasları ortaya konmuştu. Amasya görüşmeleri ile de İstanbul Hükümeti Anadolu’daki millî mücadeleyi tanımak ve işbirliği yapmak zorunda kalmıştı.Heyet-i Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Ankara’ya gelişi ile millî mücadelenin yeni bir aşaması başlamıştı. 27 Aralık 1919’dan 23 Nisan 1920’ye kadar geçen dönem Kurtuluş Savaşı tarihimizin fazla etüd edilmemiş bir bölümüdür. 118 günlük kısa bir süreyi kapsayan bu dönem birbirinden önemli ve hayatî olaylarla doludur. Ayaklanmaları bastırmak, ilerleyen düşmana karşı cepheler oluşturmak, kurulacak yeni Türk devletinin temelini atmak, dış dünya ile temaslar kurmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını hazırlamak bu olayların birkaçıdır.Erzurum Kongresi’nde dokuz kişilik bir Temsil Heyeti seçilmişti. Heyet’in asıl görevi Kongre adına gereğinde gerekli önlemleri almaktı. Heyet-i Temsiliye gerçekte, 23 Temmuz 1919 dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı 23 Nisan 1920 tarihine kadar geçen dönemde millî mücadelemiz için gerekli kararları alan ve uygulayan bir hükümet olmuştu. Sivas Kongresi’nde üye sayısı artırılmış ve “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi” adını almıştı.Üyelerin tümü “hiç bir zaman bir araya gelerek çalışma imkânı bulamamışlardır. Erzurum’da seçilen dokuz üyeden İzzet, Servet, Hacı Musa Beyler ile Sadullah Efendi Erzurum Kongresine de katılmamışlardır. Raif ve Şeyh Fevzi Efendiler Sivas Kongresi’nden sonra memleketlerine dönmüşlerdir. Rauf ve Bekir Beyler Sivas’tan Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Ankara’ya gelmişler, Meclis-i Mebusan’a katılmak üzere İstanbul’a gidinceye kadar beraber çalışmışlardır.”

Ankara 27 Aralık 1919 da tarihi günlerinden birini, yaşıyordu. Yüzlerce Ankaralı büyük kurtarıcıyı ve arkadaşlarını Dikmen sırtlarında karşılamıştı. O zaman Ankara’nın nüfusu ancak 20-22 bin kadardı. Civar köy, kasaba ve şehirlerden gelenle karşılayıcıların sayısı 30-40 bini çoktan geçmişti. Bu coşkulu karşılama Mustafa Kemal Paşa’yı çok duygulandırmış, Ali Fuat Paşa’nın “— Ankara’yı nasıl buldunuz Paşam?” sorusuna “—cidden fevkalâde, tebrik ederim. Ankara hakikaten millî bir merkez haline gelmiş5.” demiştir.Heyet-i Temsiliye merkezi olarak Ankara’nın seçilmesi önemli stratejik sebeplere dayanıyordu.1919 yılı şartlarına göre Ankara Anadolu’da başlatılacak bir mücadelenin yürütüleceği en ideal yer olarak görülüyordu. Merkezî konumu, işgal altında bulunan yerlere olan mesafesi, Karadeniz’de İnebolu, Akdeniz’de Antalya limanları ile irtibat imkânı, demiryolu ve telgraf şebekesinden yararlanma kolaylığı, 20’nci kolordu komutanlığının Ankara’da bulunması ve Ankara’lıların Millî Mücadeleye candan bağlılıkları Ankara’nın seçimindeki en önemli faktörlerdi.O gün için en büyük tehlike olan Yunan ilerlemesini durduracak bir askerî hareketin en iyi şevkle idare edilebileceği yerde bulunması Ankara’ya ayrı bir önem kazandırıyordu. Atatürk çarpışılacak düşmanı iyi saptamıştı.Cevat DURSUNOĞLU, Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum Kongresi günlerinde, genel politik ve askerî durum hakkında görüşlerini, arkadaşlarına şöyle ifade ettiğini kaydetmektedir.“Paşa masanın üstündeki haritanın başında bize dünyanın o günkü askerî ve siyasî durumunu en ince noktalarına kadar anlattı. Açıklamalarını bitirdikten sonra da Türkiye’nin o günkü durumuna geçerek Anadolu’da bir millî mukavemetin çok geçmeden başarıya erişeceği düşüncesi üzerinde ısrarla durdu. Paşa bu beyanında iki noktaya dayanıyordu. Birincisi, Türk Ulusunun bağımsız yaşamak hususundaki azmi, ikincisi de büyük bir savaştan henüz çıkmış bulunan o zamanki galip devletlerin ikinci bir dünya savaşına giremeyecekleri düşüncesi idi. Paşa dört saat kadar süren oturumda sorulan çeşitli suallere inandırıcı cevaplar verdi oturumu şöyle iki cümle ile kapadı: “Görüyorsunuz ki, bu şartlar altında karşımızda yalnız Yunan kuvvetleri kalacaktır. Eğer Türk Ulusunu tek bir mukavemet cephesi halinde birleştirebilir ve ordumuzu kısa zamanda tensik edebilirsek çok geçmeden Yunan ordusunu denize döker memleketi istilâdan kurtarır, tam bağımsızlığa kavuştururuz6”Ankara’nın jeopolitik durumu Mustafa Kemal Paşa’nın görüşüne tamamen uyuyordu. Sonraki yıllarda, olaylar bu ileri görüşün haklılığını ortaya koymuştur.Ankara, aynı zamanda, Sivas Kongresinde kabul edilen Misak-ı Millî kararı ile hudutları çizilen yeni Türk Devleti için de ilerde başkent olabilecek her türlü özelliği taşıyordu.

Kaynak:DR. CEMİL ÖZGÜN





DİKKAT! Yorum yazmak için üye girişi gereklidir.
Özellikler Ziyaretçi Ücretsiz Üyelik
Tablodan Kolay Erişim (Tablo Linkleri) -
Yorum Gönderme -
Profil Sayfası Oluşturma -
yeni Olay Takip Sistemi -
Günlük E-Posta Alımı -
Görsel Sıralama -
Yıllık Sıralama -
Aylık Sıralama -
Günlük Sıralama -
Türe Göre Sıralama -
Başlık Sıralama -
yeni Duyuru Bilgisi -
yeni Günlük Yazma -
yeni Kendi Tarihte Bugün Sayfanı Oluştur.
Örnek: Mustafa Kemal Atatürk Kemal Sunal Yıldız Kenter
-
Geleceğe Mesaj -
Reklamsız İçerik
KAYDOL Giriş Kaydol
Arama
Tarihte Bugün 9 Ağustos

Tarihte Bugün Bugün Doğanlar Bugün Ölenler

Sitenize Tarihte Bugün Ekleyin

Tarihte Bugün
Son Eklenenler
Gazeteler
Son Eklenen Manşetler
Tarihte Bugün ® | www.tarihtebugun.org