27 Şubat 1933'te Berlin'deki Alman Parlamento binası Reichstag'ın ateşe verilmesi, Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Partisi'nin iktidarını pekiştirmek için kullandığı en kritik dönüm noktalarından biri oldu. Yangının hemen ardından çıkarılan 'Reichstag Yangını Kararnamesi' ile temel hak ve özgürlükler askıya alınarak komünist muhalefete karşı geniş çaplı bir tasfiye hareketi başlatıldı.
Olayla ilgili açılan soruşturma ve ardından başlayan Leipzig Davası'nda, Hollandalı komünist Marinus van der Lubbe yangını çıkardığını itiraf etti. Ancak Nazi yönetimi, olayın daha büyük bir komünist ayaklanmanın parçası olduğunu kanıtlamak amacıyla Komünist Enternasyonal Genel Sekreteri Georgi Dimitrov ve diğer Bulgar komünistleri de sanık sandalyesine oturttu. Dimitrov, mahkeme sürecinde yaptığı etkileyici savunmayla suçlamaları çürüterek davayı Nazi karşıtı bir propaganda kürsüsüne dönüştürdü.
Yargılama sonucunda Marinus van der Lubbe suçlu bulunarak idama mahkûm edilirken, Dimitrov ve diğer sanıklar delil yetersizliğinden beraat etti. Bu dava, Nazi Almanyası'nın hukuk sistemini siyasi amaçlarla kullanma çabasının ilk büyük sınavı ve Dimitrov'un dünya çapında bir antifaşist direniş sembolü haline gelmesinin başlangıcı olarak tarihe geçti.
TB Arşiv Kaydı #75340
29
Eylul
1933
93 Yıl Önce
Reichstag Yangını Davası ve Marinus van der Lubbe'nin İtirafı
Reichstag yangını davasında Marinus van der Lubbe yangını tek başına çıkardığını itiraf ederken, Georgi Dimitrov suçlamaları reddederek Nazi rejimine karşı tarihi bir savunma gerçekleştirdi.
45.7B
HİCRİ: 9 Cemaziyelahir 1352
RUMİ:4 Mart 1442
Reichstag yangını davasında Marinus van der Lubbe yangını tek başına çıkardığını itiraf ederken, Georgi Dimitrov suçlamaları reddederek Nazi rejimine karşı tarihi bir savunma gerçekleştirdi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (29 Eylul) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...