Türk edebiyatının en önemli figürlerinden biri olan Nazım Hikmet, 1938 yılında 'orduyu isyana teşvik' suçlamasıyla toplam 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı. On iki yıl boyunca çeşitli cezaevlerinde mahkûm kalan şair, maruz kaldığı hukuksuzluğa dikkat çekmek ve bir süredir gündemde olan af yasasının çıkarılmasını sağlamak amacıyla 8 Nisan 1950 tarihinde Bursa Cezaevi'nde açlık grevine başladı.
Eylem, kısa sürede hem Türkiye'de hem de uluslararası kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı. Pablo Picasso, Paul Robeson ve Jean-Paul Sartre gibi isimlerin öncülüğünde kurulan uluslararası komiteler, şairin serbest bırakılması için dünya çapında büyük kampanyalar düzenledi. Türkiye'de ise annesi Celile Hanım'ın Galata Köprüsü'nde başlattığı imza kampanyası, toplumsal duyarlılığın artmasında kritik bir rol oynadı.
Nazım Hikmet'in kararlı duruşu ve yükselen toplumsal muhalefet, 1950 genel seçimlerinden sonra iktidara gelen Demokrat Parti hükümetinin çıkardığı Genel Af Yasası ile sonuçlandı. 15 Temmuz 1950'de özgürlüğüne kavuşan şair, bu tarihi eylemiyle sadece kendi adalet mücadelesini yürütmemiş, aynı zamanda Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüğü arayışının en güçlü sembollerinden biri haline gelmiştir.
TB Arşiv Kaydı #23960
29
Mart
1950
76 Yıl Önce
Nazım Hikmet'in Bursa Cezaevi'ndeki Açlık Grevi
Türk edebiyatının dünyaca ünlü şairi Nazım Hikmet, haksız yere hapis yattığı gerekçesiyle 1950 yılında Bursa Cezaevi'nde açlık grevine başlayarak adalet talebini tüm dünyaya duyurdu.
17.0B
HİCRİ: 9 Cemaziyelahir 1369
RUMİ:17 Şubat 1442
Türk edebiyatının dünyaca ünlü şairi Nazım Hikmet, haksız yere hapis yattığı gerekçesiyle 1950 yılında Bursa Cezaevi'nde açlık grevine başlayarak adalet talebini tüm dünyaya duyurdu.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (29 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...