TARiHTE BUGÜN
YENİ
2026: Berlin'de Elektrik Sabotajı 2026: Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro Operasyonu 2026: Kış Olimpiyatları İtalya'da Başladı 2025: Ferdi Tayfur hayatını kaybetti 2024: Genco Erkal hayatını kaybetti 2024: Hamas lideri İsmail Haniye suikasti 2024: Kenan Işık hayatını kaybetti 2024: Erkan Yolaç hayatını kaybetti 2024: Ayten Gökçer Hayatını Kaybetti 2024: Ayla Algan hayatını kaybetti 2023: Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonu Oldu 2023: Erkin Koray hayatını kaybetti. 2023: Voleybol Milletler Ligi Şampiyonu Filenin Sultanları Oldu Türkiye Altın Madalya Aldı 2023: Özkan Uğur hayatını kaybetti! 2023: KDV Zammı KDV 18’den 20’ye çıktı - Telefon kayıt harcı 20 bin TL oldu
2026: Berlin'de Elektrik Sabotajı 2026: Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro Operasyonu 2026: Kış Olimpiyatları İtalya'da Başladı 2025: Ferdi Tayfur hayatını kaybetti 2024: Genco Erkal hayatını kaybetti 2024: Hamas lideri İsmail Haniye suikasti 2024: Kenan Işık hayatını kaybetti 2024: Erkan Yolaç hayatını kaybetti 2024: Ayten Gökçer Hayatını Kaybetti 2024: Ayla Algan hayatını kaybetti 2023: Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı Filenin Sultanları Avrupa Şampiyonu Oldu 2023: Erkin Koray hayatını kaybetti. 2023: Voleybol Milletler Ligi Şampiyonu Filenin Sultanları Oldu Türkiye Altın Madalya Aldı 2023: Özkan Uğur hayatını kaybetti! 2023: KDV Zammı KDV 18’den 20’ye çıktı - Telefon kayıt harcı 20 bin TL oldu
ilhami Bekir Tez kimdir ölüm tarihi
ilhami Bekir Tez kimdir ölüm tarihi
TB Arşiv Kaydı #143230
29 Mart 1984 Ölüm 42 Yıl Önce
ilhami Bekir Tez kimdir ölüm tarihi

ilhami Bekir Tez kimdir ölüm tarihi

ilhami Bekir Tez, şair

6.9B HİCRİ: 26 Cemaziyelahir 1404 RUMİ:28 Ocak 1442
ilhami Bekir Tez, şair
Altın Destan Y ı l 1 8 8 1 Suda kırık teknelerdir Seylan, Somatra, Cava.. Emperyalizm.. Denizaltı çıkmış ava.. Seyrek sakallı Kara gözlü Budist rahiplerinin Sarı vatanı Vietnam uykudadır. Afyon yutup Şekersiz yeşil çay içen Saçı örgülü Çinli korkudadır.. Bir ağaç gibi toprakta kök salıp Mukaddes ineklerin memelerine dalıp Ölülerin külünde savrulan Brahman ne mutludur ki.. Kement atıp Parya avlıyor İngiliz.. Cirit atıyor Gana’da, Kongo’da, Nijerya’da Sömürgeci Felemenk Portekiz. Gökte yıldız sahrada kum. Fildişi sahilinde kahve yükleniyor Toprakta çatlıyor tohum.. Y ı l 1 8 8 1 Afrika Süveyş’i, Nil Deltası ile İngiliz emperyalizminin emrindedir. Buğday ambarı Cezayir.. Cezayir’de bankası, kumpanyası, okuluyla Genç sömürgeci Fransa. Cizvitlerin mukaddes ülkesi Katolik İspanya İncil’den ayetler okuyup Kol atmış Fas’a.. Satılmış Tunus, Daha doğuda Uzakta bir çadır gibi Korsan ülkesi Müslüman diyarı Trablus.. Y ı l 1 8 8 1 Sömürü Osmanlı’nın göbeğinde. Dönem Abdülhamit dönemi. Devlet batan gemi. Tayfalar gemide aç. Korku kulaç kulaç.. Bin bir akşam sabah yürü Her iklimde başka kervansaray. Bir uçta doğarken ötede batma da ay.. Cidde, Medine, Şam, Halep Ve Manastır, Selanik onunla hep. Selanik bir büyük liman, Selanik bir büyük şehir, Balık avlar limanda balıkçılar, Gemiler atar demir.. Y ı l 1 8 8 1 Kızıl kıyamet kopacak büyük çapta. Selanik bir büyük liman, Selanik bir büyük şehir, Selanik’te bir mahalle, Mahallede iki katlı ev, Kagir.. Y ı l 1 8 8 1 Kiraz mevsimi Vakit alaca karanlık Ay batacak, güneş doğmak üzere, Toprak kabardı Gök gerine gerine uyanıyordu. İki katlı kagir evde Çifte şamdan yanıyordu. Ve ansızın. Sarı gür bir kadın saçı gibi Dalga dalga esti rüzgar, Havalarda bir doğum müjdesi var. Kiraz ağaçları meyve yüklü pıtrak pıtrak. Gün ağardı taze, apak Ve öptü yeni doğan küçük Mustafa’nın Parlak ışıklı yüzünü güneş. Şerbetler içildi, müjde salındı dört tarafa. Uğurlu olsun! Mutlu olsun.! Kutlu olsun Mustafa.! İlk yıllarda durgundu pek, Saçları çile ipek, Kaşları çekme yay, Yüzü gökte ay, elleri sedef beyaz. Hayrola kutlu ola.! Babası Ali Rıza Küçük memurdu o zamanlar, Öldü genç yaşta.. Sofuzade Feyzullah Efendi’nin kızı Zübeyde Hanım dul ve tasalı, Dilinde eski bir Rumeli Masalı.. Oku da büyük adam ol.! Açıldı ışıklı yol Rüştiye’ye girdi o sene. Bir taş yapıydı Rüştiye Günde beş kez okunur ezan Beş kere çalardı borazan Yürünürdü rap rap diye.. Mustafa Bey Riyaziye okuturdu. Bir gün Mustafa, Durdu Mustafa’nın önünde “Sen Mustafa ben de” “İki baş gibiyiz bir bedende.!” “Sen Kemal ol.! Mustafa Kemal.!” Ve ertesi gün Bütün sınıf Kemal diye çağırdı onu. Geldi Rüştiye’nin sonu Geçti Manastır İdadisi’ne 1896’ydı sene.. Y ı l 1 9 0 5 İki çelik süngü ile kaşı, Mustafa Kemal Şam’da Yüzbaşı.. Y ı l 1 9 0 6 Dönem Abdülhamit dönemi. Devlet batan gemi Tayfalar gemide aç Dert mil mil üstüne inilti kulaç kulaç.. Ne umut ne hareket Memleket Bir uçtan öbür uca iskelet. Balkan kazandır kaynayan Sırp pusuda, Bulgar ayakta, Selanik’te ihtilal şarkıları söylüyor Yunan. Y ı l 1 9 0 6 Kuruldu gizli cemiyet Yarı uykudayken Şam Habersiz düştü yola Mısır, Yunanistan, Selanik Selanik’te son mola.. Mustafa Kemal’in Bir namludan çıkan kurşundu sözleri Ve çelik süngüler gibi yanıyordu gözleri.. Dedi ki; – Yol iki.! Ya İstiklal, Ya Ölüm.! Y ı l 1 9 0 8 Meşrutiyet. 31 Martta karşı ihtilal. Mustafa Kemal Hareket Ordusunun birinci kurmayı Bastırdı ordu İstanbul’da mektepli subay avlıyan Yeşil sarıklı ayaklanmayı.. Y ı l 1 9 1 1 Afrika Fildişi sahili Nijerya, Konga, Gana, Fas, Cezayir, İspanya, Fransa, Danimarka, Portekiz.. Geniş hasır şapkalı Mantar suratlı İngiliz.. Sömürge halkları Kıyılarda sürülmede. Hülasa Afrika Sömürülme de.. Y ı l 1 9 1 1 İtalyan orduları Topu tüfeği gemisi uçaklarıyla saldırıda. Gök ateş, deniz ateş, yer ateş. Ölüm dal dal dökülüyor, Sarı humma, kara zeytin ağaçlarından Zeytin gözlü, hurma renkli yerli halk Kurşuna diziliyor asılıp saçlarından.. Ölüm ne kadar yakın.! Umut ne kadar uzak.! Ve Libya sürüden ırak yaralı bir devedir. Yaralı aslan gibi kükreme de Kara yeleli Bingazi Gök bakır, Toprak demir, Toprak bir uçtan öbür uca mayın tarlası.. Mustafa Kemal savaşta, En başta Derne kuvvetlerinin komutanı. Yangın sarınca Ana vatanı düştü yola, Mısır ve Romanya üzerinden vardı İstanbul’a. Y ı l 1 9 1 2 Trakya, Makedonya, Balkan yangın içinde Şehirler art arda düşüyor, Düşman Çatalca önlerinde. Köyler ateşe verilmiş. Şehirler aç Yıldırım çarpmış ağaç gibi yerde ölüler.. Gözlerine mil çekilmiş köylüler Kurşunlar adım atıyor. Yol başlarında taze dullar yatıyor. Ay süt beyaz doğar geceleri Kan kırmızısı batar güneş.. Artık Ne mavi gözlü Selanik, Ne Manastır, ne Kosova, Ne liman, No o sarı başaklı ova.. Y ı l 1 9 1 4 Mevsim yaz Hava barut kokuyor. Bulut toprak kabarmada. Avrupa, Asya, Afrika Fermada.. Bir yanda Bulgar, Alman, Macar Bir yanda Fransız, Rus, İngiliz.. Y ı l 1 9 1 4 Yedinci ay Yirmi sekiz büyük savaş. Artık ne baş kalacak omuzda Ne taş üstünde taş.. Bellidir oyunu İngilizin. Kahpedir Alman emperyalizmi. Karadır suları Karadeniz’in. İki harp gemisi dalınca Karadeniz’e Savaş açtı itilaf bize.. Yıl 29 Ekim 1914 Çıplak ayakla bastık ateşe, Mustafa Kemal Bulgaristan’da ateşe. Karşılıklı iki saf, iki taraf Avusturya-Macaristan-Almanya-Bulgar-Türk, İtalya-Fransa-İngiltere-Rusya.! Bütün sömürgeleriyle Afrika, Asya.. Gök yangında, yer yangında, Yedi cephede savaş.. Ne omuzun üstünde baş kalacak, Ne taş üstünde taş.. Yıl 16 Ocak 1915 Sarıkamış Sarıkamış’ta karakış Ve ilk saldırının sonu: Türk bozgunu.. Hava kan rengi Toprak kara buluttur yanıyor Ve Çanakkale Boğazı dehşet içinde, Gemiler Gelibolu önlerinde.. Yıl Ocak 1915 Yıl Şubat 1915 Gemiler kara kanatlı kasırga kuşlar gibi Kanat çırparak mavi sularda uçma da, Mustafa Kemal Tümen Komutanı Çanakkale’nin dış tabyaları dövülüyor. Duman içinde Conk Bayırı, Gemiler ateş içinde, ateş açmada. Cephe bozuldu, Asker subaydan önce kaçmada. Mustafa Kemal Tümen Komutanı Bir tepede kaya gibi dik, Sesi sert, sesi çelik.. Yıl 26 Nisan 1915 Arıburnu’ndan çıkan düşman 26 bin. Avustralyalı, Kanadalı, zenci General, subay, çavuş, er Gökte yıldız, denizde kum Durum daha zor durum. Mustafa Kemal’in çelik sesi duyuluyor. “Asker size ölmeyi emrediyorum.” 57 nci Alay’dan 6 bin er O gece öldüler Ve o gece Beyaz ay öptü yaralı alınlarından 6 bin şehidin.. Arıburnu alev alev Yanarda yanar. Hasan çavuş yaralanmış Yarası kanar. İsmailoğlu tepesi Dumandır duman Türk askeri süngü takmış Yamandır yaman.. “Çanakkale ortasında Bir uzun çarşı Mehmetcikler can veriyor Düşmana karşı..” Anafartalar yollarında Bir kırık testi. İngilizler, Fransızlar Ümidi kesti.. Y ı l 1 9 1 6 Dilde şarkı, elde bayrak Mustafa Kemal Oldu general.. Enver Paşa cesur Büyük Kurmay.! Emrinde kırk tabur Dokuz alay Tümenler.. Osmanlı-Rus Karşılıklı saf olup durdular. Ve birden yer yarıldı Karlı Ova’da, Bulutlar kanat çırptı havada. Mongol suratlı Rus müjikleri Prens Nikolayeviç’in komutasında. Düştü Erzurum ocak ortasında. Kötüden kötü durum. Kırk bin yaralı, kırk bin esir.. Ve şimşek kanatlı kartal Mustafa Kemal Yetişince karşı saldırı 2 Ağustos Muş.. Bitlis’te, Muş’ta kurtuluş. Bitlis’te beş minare Çifte ezan okunuyor şehirde.. Y ı l 1 9 1 6 Hicaz’da baş kaldırmış Halife’ye Mekke Emiri Hüseyin. Filistin’de yollar kesilmiş. Bedeviler isyanda, Medine’de ordu bitkin aç. Mustafa Kemal Suriye cephesinde. Mavi gözleri sarı kahverengi haritada. Dağların yelesinden tutup Dağların sırtına savurmada. – Kaçmak mı? Bizim kitabımızda bu yok.! diyor. Yok diyor Mustafa Kemal. Türk ordusu Irak’ta, Suriye’de, Filistin’de Hala dövüşmede. Şehirler ard arda düşmede.. Yıl 30 Ekim 1918 Ordular geri dönecek. Mondros. Ve artık Bütün umutlara paydos.. Çanakkale, Akdeniz, Karadeniz Karada, havada, denizde Kafkasya’da Galiçya, Makedonya Suriye, Irak.. Yaralı, aç, çıplak Dört yıl savaştık.. 200 bin ölü verdik Hicaz’da, Balkan’da Sarıkamış’ta, Erzurum’da.. Galiçya’da can verdi Bodrum’lu Mehmet. Makedonya’da Halep’li Osman. Çanakkale’de Mardin’li Bekir. On bin yaralı, on bin esir.. Ne eser kaldı devletten, Ne haber geldi Ahmet’ten. Ne künye ne resim Bütün umutlara paydos.. Yıl 30 Ekim 1918 Limni Adası, Yüksek tavanlı bir konak odası. Mondros.. Ve artık Bütün umutlara paydos.. Yıl 13 Kasım 1918 gecesi İstanbul’un gökleri dumandadır. Altmış parça gemisiyle Düşman filoları limandadır. İstanbul’da yedi tepe var. Tepelere kül kül bulut yağar. Geceleri Gül kırmızı batar güneş, Gül beyaz doğar ay.. Şehir yas içinde Yas yürekte fıkır fıkır Kaynar sudur Tas içinde.. Yıl 14 Mayıs 1919 İzmir.! Gök karardı Deniz yarıldı Sular çatladı Gemiler limana attı demir Pileli etekli Efzan neferleri Kordonboyu’na atladı.. İlk Türk cevabı Hasan Tahsin Bey’in kurşunu. Ve bir gencin Yaylım ateşi izledi bunu.. Ve başladı katliamlar. Evler ateşe verildi Çöktü damlar Yüz ölü bin yaralı Yanıyor Güzelyalı Kan içinde Kordonboyu Yas içindedir ovalar.. Yıl 15 Mayıs 1919 Yürüyor denizde su; Gökte bulut köpürüyor, Gök dumanda. Bir duyulmayan çığlıktı şimdi sessizlik limanda. Kadifekaleye Yunan bayrağı dikilmişti.. Yıl 16 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Dün sabah erkenden uyanmıştı. Galata Rıhtımına bir küçük gemi dayanmıştı. Limni’de biten kavga Samsun’da başlayacaktır.. Şimdi Anadolu Yaralı aslan yüreği gibi kanamaktadır. Gemi Bartın Amasra önlerinde Mustafa Kemal Gemide ayaktadır.. Y ı l 1 9 1 9 Mayıs’ın 19’u Gökte bulut köpürüyor köpürüyordu. Ve Mustafa Kemal Ayak bastı Samsun’a Gün yürüyor, Yol yürüyor, O yürüyordu.. 25 Mayıs Havza, 12 Haziran Amasya, 4 Temmuz Sivas, 23 Temmuz Erzurum.. İlk ateş Sivas’ta yanacaktır. İki yol var, İki ihtimal. Ya İstiklal, Ya ölüm.! Sivas ünlü bir şehir, Sivas ünlü bir şehirdir. Sivas’ta ince minare, Sivas’ta bir mavi su, Sivas’ta Mustafa Kemal’in adı Bayrak.. Y ı l 1 9 1 9 23 Temmuz Erzurum Şehirde kalabalık Gökte yıldız denizde kum “Geliyorum.!” Küçük ahşap bir okulun Soluk duvarlı salonu Y ı l 1 9 1 9 23 Temmuz Saatın 10’u Sallandı çöktü gök yere Meydanlarda davullar çalınıyor. Başladı toplantı, Açıldı kongre. Donmuş gibi salonda hava, Ağızda ses, damarda kan Mustafa Kemal Başkan.. Ve bütün seslerin üstünde tek ses Mustafa Kemal’in sesi Tümdür vatan. Bizimdir üstünde gezen, Bizimdir altında yatan. Parolamız İhtilal; Ya istiklal, Ya ölüm.! 4 Eylül Yıl 1919 Denize akan nehir gibi Sivas’a akıyoruz. Yanıyor doğu batı kuzey güney Ve Mustafa Kemal’in kafasında tek şey, tek karar.. Hakkari Dersim Van, Maraş’tan Urfa’dan, Edirne’ye kadar. Vatan tektir. Yeni bir devlet kuruluyor Ve Heyeti Temsiliye Bütün vatanı temsil edecektir.. Yıl 1919 13 Aralık Sivas’tan Ankara’ya hareket. Yıl 27 Aralık 1919 Ankara ayaktadır. Şehrin bütün sokakları Yeri göğü çınlamaktadır. Yaşa Mustafa Kemal Paşa.. Yıl 1920 Ocak, Şubat Toroslar mahya mahya gazlı bez gibi yanıyor. Antalya’nın yüreği kanamakta, Mersin ayakta, Deprem içinde Adana, Urfa’da Maraş’ta Antep’te Dokuz tabur üç alay Bütün güney şehirleri yanıyor Yerde kıvranıyor Hatay.. Yaralandı Urfa’da kırk, Adana’da yüz elli yiğit, Antep’te 6 bin şehit. Kanlar içinde Şahin Bey Makinalı tüfeklerle donatılmış Ağır tanklara karşı Hep o yangınlı ihtilal marşı. Fransız’a, İtalya’na, İngiliz’e karşı atılan kurşun Emperyalizme karşı duruşun. Şehirlerde semtlere bölündü mahalleler.. Her semte bir baş. Elde ne varsa; balta, gülle, taş, Düşman üstüne, düşman üstüne Azınlık kiliselerinde çan.. Minarelerde ezan.. Düzce’de, Bolu’da, Gerede’de Ferman üstüne ferman.. Yıl 1920 Martın 16’sı Beşiktaş, Dolmabahçe kıyısı dumanda, İngiliz gemileri Sarayburnu’nda limanda, Şehzadebaşında Mızıka Karakolunu bastılar Altı şehit 16 yaralı var. Harbiye nezaretinde Britanya bayrağı dalgalanıyor. Harbiye’yi bastılar Onbeş yaralı üç yiğit şehit Dördüncüyü nizamiye kapısında astılar. Meclis binası önünde Üç İngiliz mangası var.. Yıl 1920 9 Haziran Ermenistan seferi Ekim 28’de Yunan Kütahya önlerinde Gediz’de Baş kaldırmış yine devamdadır. Şimdi isyan Konya’da Meram’dadır. Bir zamanların kahramanı Çerkez Ethem baş kaldırdı. Demirci Efe isyanda.. Yıl 1921 4 Nisan On gün var ki Kan gövdeyi götürüyor Kana kan, başa baş Savaş bu, savaş Bu savaş İkinci İnönü Bir kez doğar, Bir kez ölürmüş insan. Yıl 1921 Nisan.. Günler geçti aradan Yunan kralı Konstantin İkinci İnönü’nün öcünü almak için Dört düvelden aldığı yeni güçle saldırdı. Henüz toparlanma mışız. Ard arda, bir bir. Düştü Afyon, Uşak, Eskişehir. Düşman ilk siperlerimizde Türk ordusu çekilmektedir. Ankara ha düştü ha düşecek Sakarya’nın doğusunda toparlanmamız gerek.. Yıl 1921 Ağustos 20’dir. Vakit sabah vakti Saat ya altı ya buçuk Ve O yüzü uçuk Saat ya altı ya buçuk Bütün gece uyumamış Bir bıçak gibi kesmiş uykusunu gelen haberler Kapı vuruldu: Bir er girdi içeri Kan kırmızı apaçıktı Mustafa Kemal’in gözleri Bir pusula verdi çıktı er Ve O, geçen yılları düşündü birer birer Parmakları parmaklarına geçmiş Çatılan silahlar gibi Saçları sarı köpük yüzü mor. Durdu ve düşündü ki durum zor Vakit sabah vakti Belki yedi belki buçuk.. Y ı l 1 9 2 1 Günlerden 20 Ağustos Ve O Mustafa Kemal Bütün gecesini telgraf başında geçirmiş. Avurtları çöküktü Işıklı sarı saçları köpük köpüktü. Girdi Meclise Yüzü gece ışıyan ay gibiydi Bu adam çelik bir yay gibiydi.. Meclis bir anda tuttu soluğunu -Yok artık bu işten dönüm – Ya istiklal, Ya ölüm.! Meclis ayakta alkışladı Bu mert, bu sert çocuğunu.. Y ı l 1 9 2 1 Ağustos 20’dir. Saat sekiz Kütahya, Afyon, Simav, Gediz Gök yere yağıyor bulut bulut Sakarya Bir yürüyen kan gövdedir ki kanıyor. İsyan genişliyor dört yandan Beypazarı, Bolu, Gerede isyanda. Hendek’te siperler kazılıyor Müslüman müslümanı vurmak için askere yazılıyor. Daha kuzeyde Postacı Nazım’la Kara Mustafa, Çolak Hilmi baş kaldırıp Çığ gibi çoğalarak Tokat’a girdiler. Her sokakta bu ne saldırış.! Her dönemeçte baş kaldırış.. Zile’yi çevirdiler. Yeni handa başlayan isyan genişledi Çapanoğullarından Celal Edip, Deli Ömer çeteleri Aynacıoğulları ile Yozgat’ta.. Bir yanıp bir sönüyor kızıl ateş Erbaa’da, Zile’de, Tokat’ta. Köyler kucak açtı. Küçük Ağa, Büyük Hacı, Aynacıoğulları, Kara Nazım, Çopur Yusuf’a.. Siverek’te bir Türk aşireti Türk’e karşı savaşıyor. Ahmed’in boğazında Mehmed’in kanlı eli. Silah şakırtısı, kesilen telgraf teli.. Düştü Viranşehir İsyan Konya’nın içindedir. Türk silahı Türk’e çevrilidir. Karaman’da sarıklı Türk Kalpaklı Türk’e karşı. Semai Natı Şerif Ve Mustafa Kemal Marşı: Olur mu böyle olur mu Kardeş kardeşi vurur mu Türk köylüsü Türk işçisi Askere karşı durur mu? Menderes gür akmam diyor Ağa süngü takmam diyor Kahpe Yunan Menemen’den Manisa’dan çıkmam diyor.. Günler var ki çekiliyoruz. Günler var ki düşman ilerliyor, Geri hatlarda tutunacağız kısmetse.. Balıkesir, Karacabey, Bursa düştü. Aydın’dan ilerleyen düşman Nazilli’de, Salihli, Uşak, Alaşehir Artık bizim değildir. Şarapnel yağıyor cephe gerilerine Türk taburları Eskişehir ve Dumlupınar’dalar.. Yıl 1920 Nisan’ın 23’ü.. T.B.M.Meclisinde demişti ki Mustafa Kemal Ne aldatıyor ne aldanıyorum; Ben o kutsal büyük güne inanıyorum. Yarın yepyeni bir hayat süreceğiz. Yakındır kurtuluş.. Edirne’den Muş’a Hatay’dan Samsun’a Bir bütün vatan Bir mavi gök, Yemyeşil bahar; Bir mutluluk 23 Nisan 1920’de demişti ki; Anamın ak sütüne, Gözlerimin lacivert mavisine İnandığım gibi inanıyorum o güne. Mavi gözlerinden yıldız dökülüyordu. Gözleri ta içinden gülüyordu. 1001 pare top atılmıştı o günü, Meclisin ilk açıldığı 1920’de 23 Nisan günü Mutlu insan demek, Mutlu vatan demektir.. Ve şimdi niceler sonra 23 Temmuz Mustafa Kemal konuşuyor Kimi kime şikayet ediyoruz? Bir adım gerilemek İki adım ileri atlamak içindir. Geriliyoruz. Düşman ilerliyor Köyler şehirler yanıyor Vatan bir uçtan öbür uca kanıyor. Doğrudur, Doğrudur ama sonunda zafer bizimdir. Eskişehir’i alırsa Ankara, Ankara’yı alırsa Kayseri Sivas’a çekiliriz. Vatan sathında savaş.. Ya istiklal, Ya ölüm.! Sesi bir bayrak gibi dalga dalga Ve O Bir altın bayrağı tutan direk gibi dimdik ayakta Meclis heyecanda tek bir yürek gibi Tek adamı alkışlamakta. Birinci İnönü. İkinci İnönü.. Sakarya… O Sakarya ki Yunan saldırıları Granit kayalara çarptıkça kırıldı dalga dalga.. Çekildi ordusu Kostantin’in Eskişehir’e kadar. 2 Eylül 1921 Eskişehir kurtuldu. Yıl 1921 Eylül 19 Yeni bir rütbe verildi başkomutana; Mareşal.! Gazi Mustafa Kemal.. Sakarya Savaşında çekilen düşman Eskişehir Kütahya.. Afyon doğusunda kazdığı siperlerde mıhlanmıştı. O ne kavga, O ne cenkti, O ne şahlanıştı.. Geçti dokuz ay Günlerce, aylarca Gerilerden çarıksız yaya yürüdük. Sırtlarında mermi taşıdı nineler.. Ağustos 2o, Yıl 1922 Hava sıcaktan çatlayacak, Terli yağız bir at gibi.. Uçmak için ordular, Yekpare tunç bir kanat gibi.. Başkomutan 26 Ağustos’ta Kocatepedeydi. Ankara onu şölende beklerken O cephedeydi. Şimdi O, Kara derin uçurumlardan aşmak için yaylanıyordu. Mavi gözleri ateş mavisi bir kıvılcım gibi yanıyordu. Mustafa Kemal şimdi Kocatepeden Kadife kaleyi görmedeydi.. Yıl 1922 26 Ağustos Saat iki Saat üç Saat beş beş buçuk.. Ve birden havada çelik şimşekler çakar gibi.. Top sesleri, yaylım ateş. Yer gök inliyor Bir anda toz bulutu her şey.! Ve birden fırladı mehmetcikler siperlerden. On bin çelik kanatlı yağız atlı.. Atlar terli ıslak, karınları çatlıyor hızdan, Ve tek ses duyuluyor tek ağızdan.. Kaçıyorlar, kaçıyorlar.. Kurt doludan kaçar gibi Uçar gibi tüfeksiz kaçıyorlar. Çantasız, çizmesiz, yalınayak Çatlayarak, Ölülerin üzerinden atlayarak kaçıyorlar.. Sağdan soldan sardık Sardık ordusunu Yunan’ın Kartal kanatlı 20 bin atlı Sarktı arkasına düşmanın O ne kızgın, o ne kanlı savaştı. O ne uçan kol, bacak ve baştı.. 3 0 A ğ u s t o s Düşman Uşak istikametinde kaçıyor. Gazi Mustafa Kemal Ordular! İlk hedefiniz! Akdenizdir ileri.! emrini veriyordu. 4, 5, 6, 7, 8 Eylül Döğüşe döğüşe 9 Eylül’de İzmir’e girdik Bir bayrak indi Kadifekalede Bir bayrak çekildi göndere.. 10 Eylül sabahı Mustafa Kemal İzmir’e girerken Ben İstanbul yolunda Bir İngiliz kurşunuyla ölüyorum. Ölüm bana acıyor, Ben ölüme gülüyorum.. Kimimiz tek kolla kaldık Kimimiz gömüldü toprağa Adımız öksüze kaldı, dula kaldı. Antep’te kurşun attık Fransız’a, İlk kurşunu sıktık İzmir’de Yunan’a Hasan Tahsin’den. Bu vatan bizimdir, Üstünde gezenler bizim, Altında yatanlar bizimdir. Türkiye Büyük Millet Meclisinden başka Hiç bir makam Ulusal mukaddesata hakim olamaz.. 1 3 E k i m Ankara Başkent.. Yıl 1923 13 Ekim Köy, şehir, kent ayaktadır. En büyük, en mutlu, en güzel günü kutlamaktadır. C u m h u r i y e t . ! İlk adam mavi gözlerle baktı toprağa, Toprağın haritasını çizdi bayrağa, Yedisinde kız çocuğum hamur yoğurdu, Yetmişlik annem çocuk doğurdu cephe için.. Ninem saçına kına bağladığı bezle bağladı kan akan dizlerimi.. Geçti çıplak rakamlarıyla kavga yılları elimden tuttular, Şehrin geniş stadlarında toplananlar için bana şiir okuttular. Yeni doğanlar alkışladılar sözlerimi, İlk adam mavi gözlerle baktı toprağa, Toprağın haritasını çizdi bayrağa, O yazdı alın yazımızı. Ve bağırdık bütün gücümüzle Gök gibi açınca ağzımızı: C u m h u r i y e t . ! Toprak kabardı, Bayrak dalgalandı, Yeni seslerin adımlarıyla doldu yer. İlk adam mavi gözlerle baktı toprağa, Toprağın haritasını çizdi bayrağa.. C u m h u r i y e t . ! O her zaman; Bir işi bitirmeden ne susuzluğu düşünürdü ne yemeği Sevmezdi inanmadan emretmeyi Bütün hareketleri eşsiz derin düşüncelerinin eseriydi. O içimizde en önce en ileriyi gören biriydi. Dedi ki; Başarmak için geleceği görmek ve imkan ve şartlar ne olursa olsun göreve kendini adamak gerek.. O ay Kafasında tek düşüncesi vardı; Hatay.! Eğer Fransa ile savaş olursa Cumhurbaşkanlığından Ve Meclis üyeliğinden çekilir, Bir ferdi millet olarak, arkadaşlarımla, inançlarımla beraber Hatay’a girer, Oradakilerle omuz omuza savaşırım.. Derdi ki; Biz hiç bir zaman Verdiği karardan dönmüş insan değiliz.! Ona, büyük zaferden sonra Yürüyelim.! dedikleri zaman Selanik üstüne; Hayır.! dedi. “Misaki Milli dışındadır Selanik.. Biz bu Misaka bağlıyız dedik..” Ne post kaptırırız Ne isteriz post; Derdi ki; Düşmana düşmanız, dosta dost. Derdi ki; “Gittikçe iyileşen dünyada Mutlu dünya ulusları ile bir arada Daha mutlu olmak için yarış gerek Yurtta barış, Cihanda barış gerek.” O ki Olmamak için bağımlı bölge, Olmamak için İngiliz’in Amerika’nın ayakları dibinde gölge, Hür bağımsız bir ülke özlemiyle savaştı. O güneş gibi Göğümüzü ışıtan, ısıtan sırma saçlı bir baştı.. Hayvanları severdi, Hele atı çok. Ruama olmuştu atı. Haber verdiler, Öldüreceklerdi bu atı.. Yanına sokulan ölebilirdi.. Ve o ölümden ürkmeksizin sokuldu ata.. Okşadı bal renkli tüylerini atın.. Büyük yürekli ata.! Derdi ki; Çocuk ve at.. Uçsuz bucaksız sevgidir hayat.. Halkıyla konuşmayı sever, Dertleşir, tartışır, güreşirdi. Derdi ki; Ben devletin başında Reisicumhur, Cephede Başkomutanım.. Ve bunun dışında ben Milletimle aynı haklara sahip Milletimin emrinde insanım.. Son aylarıydı artık onun. Istıraplı çile çile, sızım sızım geçiyordu günleri Savarona’da.. Hep aynı koltukta Aynı gök, aynı deniz. Ve çok eski anılar İçinde canlanıp İçinde yürüyordu gölge gölge, yavaş yavaş sessiz.. Yıl 10 Kasım 1938 O sabah Gök karardı birden bire Kuşlar kanat çırptı, Yaprakları döküldü ağaçların.. O sabah En acı ağıtını okudu felek Bir acı ağıt ki, Dolaştı yeryüzünü Doğudan batıya, Kuzeyden güneye dek.. Bir acı ağıt ki, Toprak kulak verdi Sular ürperdi İç geçirerek.. Yıl 1938 Kasım 10 Dokuzu beş geçiyor saat. Ve O Kocatepede Bir çadırdan bir çadıra geçer gibi Rahat ve cesur öldü.. Ölmedin Atam, her an İçimizde bitmeyen saygı, sonsuz muhabbetsin.! And ederiz ki, eserin ölmeyecek.! Saflar çözülmeyecek.! Sesimizde ses, Gözümüzde göz, Her adımımızda hareketsin.! Ve demişti ki; “Ey Türk Gençliği Birinci vazifen Türk Bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonuna dek korumaktır. İlerde Dışarda ve içerde Seni bu tek temelden yoksun etmek isteyenler olacaktır. Bir gün Özgürlüğünü ve Cumhuriyeti Koruman gerekirse Vazifeye atılmak için İçinde bulunduğun şartlar ne olursa olsun düşünme.! Özgürlük ve Cumhuriyetine kasdedecek olanlar Dünyada görülmemiş bir üstünlüğün mümessili olabilirler. Aziz vatanın bütün kaleleri hileyle zapdedilmiş, tersanelerine girilmiş ve memleket bil fiil işgal edilmiş olabilir. Ve en kötüsü, en acısı Memlekette iktidara sahip olanlar Gaflet, dalalet ve hıyanet içinde Aldatılmış, satılmış olabilir.. Hatta iktidar sahipleri Özel çıkarlarını yabancıların Emelleriyle birleştirmiş olabilirler. Ve sen ey Türk geleceğinin evladı. Bu şartlar içinde dahi vazifen Türk İstiklal ve Cumhuriyetini Korumak ve kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret Damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” İlhami Bekir TEZ

Yorumlar

Yorumlar 0

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .

Şu an sessizlik hakim...

Tarih Navigasyonu

Bu tarihi (29 Mart) farklı açılardan keşfedin:

HAYAT İSTATİSTİKLERİ
Bugün Sadece Bir Tarih Değil!

Bugün kaçıncı gün? Kalbin Kaç kez attı? Çin Burcunu öğren. Hicri Hangi gün? Hayatta Kaç Kez Nefes Aldın? Peki Kaç TON Yemek Yediniz

Hesaplamayı Başlat
Yaklaşan Dini Günler
  • Ramazan Başlangıcı 8 Gün Kaldı
    1 Ramazan
  • Kadir Gecesi 33 Gün Kaldı
    26 Ramazan
  • Ramazan Bayramı 38 Gün Kaldı
    1 Şevval
  • Kurban Bayramı 106 Gün Kaldı
    10 Zilhicce
Gökyüzünde Bugün
Son Dördün

22 Şaban 1447

Detayları Gör
Kova Burcu

Bugün güneş bu burçta.