Türk siyasi tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Süleyman Demirel, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından siyasi yasaklı olduğu ve partisinin kapatıldığı dönemde, Türkiye'nin demokratikleşme sürecine dair kritik çıkışlarda bulunmuştur. Demirel'in "Bir ülkede işkence varsa siyasi sorumluluk da vardır" ifadesi, devletin hiyerarşik yapısı içindeki hak ihlallerinin sadece uygulayıcıları değil, aynı zamanda yönetimi de bağladığını vurgulayan tarihi bir tespittir.
Bu açıklama, özellikle insan hakları ihlallerinin yoğun tartışıldığı bir dönemde, siyasi otoritenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesine dayanması gerektiğini hatırlatmıştır. Demirel, bu sözüyle işkence gibi ağır suçların münferit olaylar olarak geçiştirilemeyeceğini, aksine bir yönetim zafiyeti veya tercihi olarak siyasi bir bedeli olması gerektiğini savunmuştur.
Demirel'in bu çıkışı, o dönemdeki mevcut iktidar üzerinde bir denetim mekanizması oluşturmuş ve ilerleyen yıllarda Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarına uyum sağlama çabalarında önemli bir retorik dayanak teşkil etmiştir. Bu yaklaşım, Türk siyasetinde 'demokrasi mücadelesi' söyleminin güçlenmesine ve devlet-birey ilişkilerinde hukukun üstünlüğü kavramının daha gür sesle tartışılmasına katkı sağlamıştır.
TB Arşiv Kaydı #9270
30
Ocak
1986
40 Yıl Önce
Süleyman Demirel'in İşkence ve Siyasi Sorumluluk Açıklaması
Kapatılan Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, bir ülkedeki işkence vakalarının doğrudan siyasi sorumluluk doğurduğunu ifade ederek insan hakları ihlallerine karşı demokratik bir duruş sergiledi.
15.3B
HİCRİ: 19 Cemaziyelevvel 1406
RUMİ:1 Şubat 1442
Kapatılan Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, bir ülkedeki işkence vakalarının doğrudan siyasi sorumluluk doğurduğunu ifade ederek insan hakları ihlallerine karşı demokratik bir duruş sergiledi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (30 Ocak) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...