1925 yılında patlak veren Şeyh Sait İsyanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin erken dönemindeki en ciddi iç güvenlik krizlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. İsyanın bastırılması ve kamu düzeninin hızla yeniden tesisi amacıyla 4 Mart 1925'te Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarılmış, bölgede sıkıyönetim ilan edilerek geniş yetkilere sahip İstiklal Mahkemeleri ve Divan-ı Harb mahkemeleri görevlendirilmiştir.
15 Nisan 1925 tarihinde kabul edilen bu özel kanunla, bölgedeki askeri mahkemelerin (Divan-ı Harb) verdiği idam kararlarının infaz süreci olağanüstü hızlandırılmıştır. Normal hukuk düzeninde Büyük Millet Meclisi'nin onayını gerektiren idam cezaları, bu düzenleme sayesinde herhangi bir ek makamın onayına ihtiyaç duyulmadan, yerinde ve derhal infaz edilmeye başlanmıştır.
Bu hukuki düzenleme, devletin isyan karşısındaki tavizsiz tutumunu ve yargılama süreçlerindeki caydırıcılığı artırma amacını taşımaktaydı. Uygulama neticesinde isyanın lider kadrosu ve iştirakçileri üzerindeki yargı denetimi hızlanmış, bölgede merkezi otoritenin yeniden tesisi süreci askeri ve hukuki bir ivme kazanmıştır.
TB Arşiv Kaydı #24230
31
Mart
1925
101 Yıl Önce
Şeyh Sait İsyanı Bölgesinde İdam Cezalarının İnfazına Dair Kanun Kabul Edildi
Şeyh Sait Ayaklanması'nın sürdüğü bölgede Divan-ı Harb tarafından verilen idam cezalarının meclis onayına gerek kalmadan derhal infaz edilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
13.6B
HİCRİ: 6 Ramazan 1343
RUMİ:4 Şubat 1442
Şeyh Sait Ayaklanması'nın sürdüğü bölgede Divan-ı Harb tarafından verilen idam cezalarının meclis onayına gerek kalmadan derhal infaz edilmesini öngören kanun TBMM'de kabul edildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (31 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...