1980'li yılların ortasında Türkiye, 12 Eylül darbesinin ardından sivil siyasete geçiş sürecini Anavatan Partisi (ANAP) liderliğinde sürdürmekteydi. Başbakan Turgut Özal, Türk siyasetindeki çok parçalı yapıyı istikrar önünde bir engel olarak görüyor ve Amerikan sistemine benzer, daha sade bir parti dağılımını savunuyordu. 1987 referandumuyla siyasi yasakların kalkması ve eski liderlerin sahalara dönmesi, Özal'ı seçmen nezdinde yeni bir konsolidasyon stratejisi izlemeye itti.
Özal’ın hafızalara kazınan "iki buçuk parti" ifadesi, aslında merkez sağın tek temsilcisi olma iddiasını ve karşısında sadece bir sol bloğun kalacağı bir siyasi projeksiyonu yansıtıyordu. Bu söylemle ANAP, kendisini sağın yegâne kalesi olarak konumlandırırken, diğer küçük partilerin zamanla tasfiye olacağı mesajını verdi. Bu durum, 1980 sonrası Türk demokrasisinde kutuplaşmanın ve baraj sisteminin etkilerinin tartışıldığı bir dönemin başlangıcı oldu.
Ancak tarihsel süreç, Özal’ın bu öngörüsünün aksine, 1990’lı yıllarda Türk siyasetinin daha da parçalanmasına ve uzun süreli koalisyonlar dönemine girilmesine sahne oldu. Yine de bu açıklama, Türkiye’de siyasi istikrar ve parti sistemleri üzerine yapılan tartışmalarda günümüzde dahi önemli bir referans noktası olarak kabul edilmektedir.
TB Arşiv Kaydı #18340
4
Mart
1986
40 Yıl Önce
Turgut Özal’ın Türk Siyaseti İçin "İki Buçuk Parti" Öngörüsü
Başbakan Turgut Özal, 1988 seçimleri sonrası Türkiye'de siyasi yapının sadeleşeceğini, bir sağ, bir sol ve bir küçük partiden oluşan "iki buçuk partili" bir sistemin yerleşeceğini iddia etti.
16.2B
HİCRİ: 22 Cemaziyelahir 1406
RUMİ:2 Şubat 1442
Başbakan Turgut Özal, 1988 seçimleri sonrası Türkiye'de siyasi yapının sadeleşeceğini, bir sağ, bir sol ve bir küçük partiden oluşan "iki buçuk partili" bir sistemin yerleşeceğini iddia etti.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (4 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...