İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye, fiilen savaşa girmemiş olsa da 'topyekûn savunma' stratejisi gereği ciddi ekonomik tedbirler almıştır. Bu dönemde 1940 yılında çıkarılan Milli Korunma Kanunu ile devlet, ekonomiye doğrudan müdahale etme yetkisi kazanmış; temel tüketim maddelerinin stoklanması ve dağıtımı kontrol altına alınmıştır.
Savaşın yarattığı tedarik sıkıntıları nedeniyle Başbakanlık, öncelikle şeker satışlarını tamamen durdurarak mevcut stokları koruma altına almıştır. Bu karardan bir yıl sonra, gıda krizinin derinleşmesiyle birlikte İstanbul'da nüfus başına iki kilo un verilmesi kararlaştırılmış ve tarihe 'Karne Dönemi' olarak geçecek olan kısıtlı dağıtım süreci resmen başlamıştır.
Bu uygulama, savaş yıllarında halkın temel ihtiyaçlara erişimini dengelemeyi amaçlasa da büyük bir karaborsa piyasasının oluşmasına ve toplumsal zorluklara yol açmıştır. Un ve şeker gibi stratejik ürünlerin karneye bağlanması, Türkiye'nin savaş ekonomisi tarihindeki en belirgin toplumsal hafıza kayıtlarından birini oluşturmaktadır.
TB Arşiv Kaydı #38860
4
Mayis
1943
83 Yıl Önce
II. Dünya Savaşı Türkiye'sinde Şeker ve Un Karnesi Uygulaması
Başbakanlık, II. Dünya Savaşı'nın ekonomik etkileri nedeniyle şeker satışlarını durdurdu ve İstanbul'da nüfus başına iki kilo un verilmesini öngören karne sistemini hayata geçirdi.
59.0B
HİCRİ: 28 Rebiülahir 1362
RUMİ:17 Şubat 1442
Başbakanlık, II. Dünya Savaşı'nın ekonomik etkileri nedeniyle şeker satışlarını durdurdu ve İstanbul'da nüfus başına iki kilo un verilmesini öngören karne sistemini hayata geçirdi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (4 Mayis) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...