Türkiye'de yükseköğretim tarihinde özel girişimlerin eğitim alanına dahil olması uzun ve tartışmalı bir süreçten geçmiştir. 1960'lı yıllarda açılan özel yüksekokulların 1971 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının ardından, yükseköğretim tamamen devlet eliyle yürütülmeye başlanmıştır. Ancak artan öğrenci nüfusu ve devlet üniversitelerinin kapasite yetersizliği, sistemde yeni bir düzenleme yapılmasını zorunlu kılmıştır.
1982 Anayasası'nın 130. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile "kazanç amacına yönelik olmamak" şartıyla vakıflara üniversite kurma izni verilmiştir. Bu düzenleme, üniversitelerin sadece devlet tarafından değil, kamu tüzel kişiliğine sahip vakıflar aracılığıyla da açılabileceği bir yapıyı yasallaştırmıştır. Bu izinle birlikte üniversiteler mali ve idari konularda devlet denetimine tabi tutulurken, eğitimde çeşitliliğin önü açılmıştır.
Bu kanuni değişikliğin ilk somut örneği 1984 yılında kurulan İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi olmuştur. Vakıf üniversitelerinin sisteme dahil olması, Türkiye'de yükseköğretimin rekabete açılmasını, eğitim kalitesinde farklı standartların oluşmasını ve beyin göçünün önlenmesi yolunda önemli bir adım atılmasını sağlamıştır. Günümüzde bu model, Türkiye'deki yükseköğretim ekosisteminin en dinamik parçalarından birini oluşturmaktadır.
TB Arşiv Kaydı #32380
4
Nisan
1991
35 Yıl Önce
Türkiye'de Vakıf Üniversitelerinin Kurulmasına İzin Verilmesi
Türkiye'de 1982 Anayasası ve yeni Yükseköğretim Kanunu ile özel vakıfların belirli şartlar çerçevesinde üniversite açmalarına olanak tanınarak yükseköğretimde devlet tekeli sona erdirildi.
23.5B
HİCRİ: 19 Ramazan 1411
RUMİ:17 Şubat 1442
Türkiye'de 1982 Anayasası ve yeni Yükseköğretim Kanunu ile özel vakıfların belirli şartlar çerçevesinde üniversite açmalarına olanak tanınarak yükseköğretimde devlet tekeli sona erdirildi.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (4 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...