1936 yılında kabul edilen 'Parti-Devlet Kaynaşması' politikası gereğince, Türkiye'de İçişleri Bakanı Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel sekreteri, illerdeki valiler ise partinin il başkanı olarak görevlendirilmişti. Bu uygulama, tek parti döneminde devlet otoritesi ile parti organizasyonunu tek bir yapıda birleştirmeyi amaçlıyordu. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrası değişen dünya düzeni ve Türkiye'nin çok partili sisteme geçiş kararı, bu yapının sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdı.
1946 yılında yapılan düzenleme ile valilerin parti başkanlığı sıfatları ellerinden alınarak devlet ve siyaset mekanizmaları kurumsal olarak birbirinden ayrıldı. Bu karar, yaklaşan genel seçimler öncesinde devletin tarafsızlığını sağlamak ve muhalefet partileriyle eşit rekabet koşulları oluşturmak adına atılmış kritik bir demokratikleşme adımıdır.
Söz konusu uygulama, Türk siyasi tarihinde bürokrasinin siyasetten arındırılması ve modern devlet yapısına geçişte önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu sayede valiler, yalnızca devletin temsilcisi konumuna geri dönmüş ve kamu hizmetlerinin partizan bir anlayıştan uzaklaşması hedeflenmiştir.
TB Arşiv Kaydı #54490
5
Temmuz
1939
87 Yıl Önce
Valilerin Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı Görevlerinin Sona Erdirilmesi
Türkiye'de çok partili hayata geçiş sürecinde valilerin aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi il başkanı olarak görev yapması uygulamasına son verilerek devlet ve parti kadroları birbirinden ayrıldı.
73.9B
HİCRİ: 17 Cemaziyelevvel 1358
RUMİ:25 Şubat 1442
Türkiye'de çok partili hayata geçiş sürecinde valilerin aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi il başkanı olarak görev yapması uygulamasına son verilerek devlet ve parti kadroları birbirinden ayrıldı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (5 Temmuz) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...