1945 yılında, 1924 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun dili 'Öztürkçe' akımı doğrultusunda sadeleştirilerek yeniden kabul edilmişti. Ancak 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti (DP), bu dilsel değişimi yapay bir müdahale olarak değerlendirerek hukuk dilini geleneksel ve yaşayan terminolojiye döndürme kararı aldı. Bu kapsamda Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü ve 222 arkadaşı, Anayasa'nın dilini değiştirmek üzere kapsamlı bir önerge hazırladı.
Önergede özellikle 'suç', 'bakanlar kurulu', 'devrim' ve 'ivedilik' gibi o dönem yeni kabul edilen kelimelerin tasfiyesi ve yerlerine eski karşılıklarının getirilmesi hedeflendi. DP grubu, bu değişikliğin hukuki metinlerin halk ve hukukçular tarafından daha iyi anlaşılması için gerekli olduğunu savundu. Bu hamle, Türkiye'deki dil devrimi ve kültürel kimlik tartışmalarının siyasi arenadaki en önemli kırılma noktalarından biri haline geldi.
Teklifin yasalaşmasıyla birlikte, 1945 yılında kabul edilen sadeleştirilmiş Anayasa metni yürürlükten kaldırıldı ve 1924 Anayasası'nın orijinal dili tekrar resmiyet kazandı. Bu olay, Türk siyasi tarihinde 'Öztürkçe' ve 'Yaşayan Türkçe' taraftarları arasındaki mücadelenin devlet bürokrasisindeki yansıması olarak tarih kayıtlarına geçti.
TB Arşiv Kaydı #19090
7
Mart
1952
74 Yıl Önce
Anayasa Dilinin 'Yaşayan Dile' Dönüştürülmesi Hakkındaki Meclis Önergesi
Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü ve 222 milletvekili, 1945 yılında Türkçeleştirilen Anayasa metnini 'yaşayan dile' dönüştürmek amacıyla Demokrat Parti adına TBMM'ye kanun teklifi sundu.
15.5B
HİCRİ: 10 Cemaziyelahir 1371
RUMİ:2 Şubat 1442
Dışişleri Bakanı Fuad Köprülü ve 222 milletvekili, 1945 yılında Türkçeleştirilen Anayasa metnini 'yaşayan dile' dönüştürmek amacıyla Demokrat Parti adına TBMM'ye kanun teklifi sundu.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (7 Mart) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...