Asıl adı Mahmud Abdülbaki olan Bâkî, 1526 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiş ve Osmanlı Devleti'nin en parlak dönemi olan 16. yüzyılda yaşamıştır. Mütevazı bir aileden gelmesine rağmen üstün yeteneği ve eğitimi sayesinde hızla yükselmiş, Kanuni Sultan Süleyman'ın himayesine girmiştir. Hayatı boyunca müderrislik ve kadılık gibi önemli görevlerde bulunmuş, kazaskerlik makamına kadar yükselmiştir.
Edebi kişiliğiyle Türk şiirine yeni bir soluk getiren Bâkî, özellikle gazel türündeki ustalığıyla tanınır. Dilindeki saflık, söyleyişindeki ahenk ve teknik kusursuzluğu onu çağdaşlarından ayırmıştır. Kanuni Sultan Süleyman için kaleme aldığı 'Kanuni Mersiyesi', Türk edebiyatının en meşhur mersiyeleri arasında kabul edilir. Şiirlerinde tasavvuftan ziyade dünyevi aşkı, yaşam sevincini ve İstanbul'un güzelliklerini işlemiştir.
1600 yılının Nisan ayında vefat eden Bâkî, hayali olan Şeyhülislamlık makamına ulaşamamış olsa da 'Sultânü'ş-şuarâ' (Şairlerin Sultanı) unvanını yüzyıllar boyunca korumuştur. Mezarı Edirnekapı dışındaki Eyüp yolu üzerinde bulunmaktadır. Onun ölümü, Osmanlı klasik edebiyatında bir devrin kapanması ve Türk dilinin şiirsel gücünün en yüksek seviyeye ulaştığı bir dönemin tescili olarak kabul edilir.
TB Arşiv Kaydı #36260
7
Nisan
1600
Ölüm
426 Yıl Önce
Divan Şairi Bâkî'nin Vefatı
Sultânü'ş-şuarâ unvanıyla tanınan Klasik Türk edebiyatının zirve ismi Bâkî, 1600 yılında İstanbul'da vefat etti. Şair, geride Divan şiirinin en yetkin ve teknik açıdan kusursuz eserlerini bıraktı.
43.5B
HİCRİ: 23 Ramazan 1008
RUMİ:25 Mart 1442
Sultânü'ş-şuarâ unvanıyla tanınan Klasik Türk edebiyatının zirve ismi Bâkî, 1600 yılında İstanbul'da vefat etti. Şair, geride Divan şiirinin en yetkin ve teknik açıdan kusursuz eserlerini bıraktı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (7 Nisan) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...