1982 Anayasası'nın orijinal metni, radyo ve televizyon istasyonları kurma ve işletme hakkını münhasıran devlete tanımış, bu durum TRT tekelini doğurmuştu. Ancak 1990'lı yılların başından itibaren uydu teknolojilerinin gelişmesi ve 'korsan' olarak adlandırılan özel radyo kanallarının hızla yaygınlaşması, mevcut anayasal hükmü fiilen geçersiz kıldı. Kamuoyunda oluşan yoğun talep ve medyadaki fiili durum, hukuki bir düzenlemeyi zorunlu hale getirdi.
8 Temmuz 1993 tarihinde kabul edilen anayasa değişikliği ile 133. madde yeniden yapılandırıldı. Madde metnindeki 'Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla düzenlenir' ibaresi, yayıncılıkta devlet tekelini resmen sona erdirdi. Bu düzenleme, özel girişimcilerin radyo ve televizyon sektörüne yasal bir statüyle girmesinin önünü açarak Türkiye'nin medya tarihinde yeni bir dönemi başlattı.
Bu tarihi adımın ardından, 1994 yılında 3984 sayılı kanun çıkarılarak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) kuruldu ve özel yayıncılığın idari çerçevesi çizildi. Özel radyoların serbest bırakılması, Türkiye'de ifade özgürlüğünün genişlemesi, kültürel çeşitliliğin artması ve medya ekonomisinin büyümesi açısından en kritik dönüm noktalarından biri olarak kabul edilmektedir.
TB Arşiv Kaydı #47870
8
Haziran
1993
33 Yıl Önce
Türkiye'de Özel Radyo ve Televizyon Yayıncılığının Yasallaşması
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 133. maddesinde yapılan düzenleme ile yayıncılıktaki devlet tekeli kaldırılarak özel radyo ve televizyon kuruluşlarının faaliyetleri yasal güvence altına alındı.
88.5B
HİCRİ: 17 Zilhicce 1413
RUMİ:22 Şubat 1442
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 133. maddesinde yapılan düzenleme ile yayıncılıktaki devlet tekeli kaldırılarak özel radyo ve televizyon kuruluşlarının faaliyetleri yasal güvence altına alındı.
Yorumlar
Yorumlar 0
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız .
Tarih Navigasyonu
Bu tarihi (8 Haziran) farklı açılardan keşfedin:
Şu an sessizlik hakim...